
Osman Gürçay Özel Haber
Dağ yöresinin hayır geleneğini çok severim.
Fırsat buldukça ve genellikle takip eder katılırım..
Köy halkının bir bölümünün katkısı, bir bölümünün emeği ile yemekler hazırlanır.
Hep birlikte yemekler yenir dualar edilir ve gelecek yeni baharın bolluk ve bereket getirmesi dilenir.
Geçtiğimiz aylarda Gököz deki hayır gününüe katılmıştım. Bu hafta da dağ bölgesinin Yaban Mersinini bütün ülkeye tanıtan Sevgili Dostum “Yaban Mersinci” Salih Arsil’in daveti üzerine Göynükbelen hayır yemeğine katıldım.
Peynir, zeytin, domates, üzüm ve sac üzerinde pişirilen sıcacık yöresine göre adı değişen gözleme, bazlama, saç böreği ile kahvaltımızı ettik.
Bana ve herkese göre günün yıldızı ise İrmik Helvası idi.
Bu helvayı nereden aldınız diye sordum.
Bir genç çift içine sevgimizi kattık ve biz yaptık dediler.
Göynükbelen pek sevmediğim Büyükşehir yasası çıkmadan önce belde olarak belediye idi, yasadan sonra önce köye, sonra da mahalleye dönüşen cennet gibi bir dağ yöresi beldemizdir.
Bereketli toprakları, meyveleri, sebzeleri, çalışkan ve gözlerinin içi gülen insanları ile sizi karşılar.
Bahçede toplayıp, bahçede yediklerinizi helal ederler.
Yanınızda götürdüklerinizi tartar ve en uygun fiyata hesap görürler.
Ara sıra dağ yöresine uğrayın.
Orada şehirde unutulan birçok şeyi yeniden yaşama şansı bulursunuz.
Oradan Keles’e geçiverin
İster Kocayayla'ya gidin mis gibi havada yürüyüş yapın, ister Müzeyyen Senar'ın doğduğu Gököz'ü uğrayın.
Keles maydanında marka tescilli Sorgun Peyniri çeşitlerinden alın.
Süt kreması alıp tereyağınızı kendiniz yapın.
Gököz Naturel Parka geçin oradan Uludağ’ın muhteşem arka yüzünü ve gölete düşen olağanüstü manzarasını ister yemek, ister kahve molası ile izleyin.
Aman dikkat edin BAĞIMLILIK yapar!