Haber Giriş Tarihi: 21.05.2026 13:19
Haber Güncellenme Tarihi: 21.05.2026 13:19

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla Gençlik Meclisi’nin "PodGenç" programında çocukluk yıllarından askeri lise dönemine, spor tutkusundan belediye başkanlığı anlayışına kadar bilinmeyen yönlerini anlattı. Bodrum’daki çocukluk yıllarını özlemle yad eden Aras, askeri liseye başladığı dönemi "Bambaşka bir dünyaya adım attım" sözleriyle dile getirdi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla Gençlik Meclisi’nin "PodGenç" programına konuk olarak Azra Hilal Coşkun’un sorularını yanıtladı. 14 yaşından 43 yaşına kadar Silahlı Kuvvetler bünyesinde görev yapan Aras, "Disiplini yanlış anlıyorlar. Benim için disiplin, kurallara uymaktır" diyerek sivil hayattaki yönetim felsefesine ışık tuttu. "Çocukluğumu çok özlüyorum" Çocukluk yıllarına duyduğu özlemi dile getirerek konuşmasına başlayan Başkan Ahmet Aras, Bodrum’un eski günlerini şu sözlerle yad etti: "1970 yılında Bodrum’da doğdum. Köyümüzün eski ismi Miskebi’ydi, sonra Ortakent oldu; şimdi tekrar eski ismini geri getirdiler. Köyümüzde o kadar güzel bir yaşantımız vardı ki...Komşularımızla, akrabalarımızla, köylülerimizle beraber hem köyün merkezinde hem mandalina bahçelerimizde, zeytinliklerimizde, dağlarda ve deniz kıyısında çok güzel bir çocukluk geçirdim. 14 yaşına kadar Bodrum’da kaldım. İlkokula Ortakent’te başladım, sonra Bodrum merkeze taşındık. Ortaokulu bitirene kadar Bodrum’un en eski sokaklarından, Saray Sokak’ta yaşadık." Ortaokuldan sonra girdiği sınavlarda hem Fen Lisesini hem de askeri liseyi kazandığını belirten Aras, askeri hayatı seçiş hikayesini ve yaşadığı adaptasyon sürecini paylaştı: "İzmir Atatürk Lisesi’ne kaydımı yaptırmıştım ancak askeri liseyi de kazandığıma dair evrak gelince merak edip Güzelbahçe’deki okula bakmaya gittim. Deniz manzarasını görünce ’Ben buraya kaydolacağım’ dedim. Pişman da değilim, çok güzel bir dönem geçirdim. Tabii ki kolay değildi. Bodrum gibi bir yerden gitmişsin; ailen seni el üstünde tutarken orada birdenbire bambaşka bir dünyaya adım atıyorsun. Boyun kadar tüfek veriyorlar eline. Postal giyiyorsun, saçlar kazınıyor, her şey disipline giriyor. Yat, kalk, eğitim, spor... Acayip bir dönem geçirdik ama yılmadım." "Disiplin kurallara uymaktır" 30 yılını Silahlı Kuvvetler’e verdiğini ve 43 yaşında emekli olduğunu hatırlatan Başkan Aras, askeri geçmişinin bugünkü belediye başkanlığına yansımasını ve ’disiplin’ kavramına bakışını net bir dille özetledi: "Disiplini zannederler ki şekil disiplinidir; esas duruş, selam dur... Hayır, disiplin o değildir. Disiplin şudur: Amirlere, emirlere, kanunlara, nizamlara mutlak itaat; astın ve üstün hukukuna riayettir. Bunun neresi kötü? Kanunlara, yönetmeliklere uymanın neresi kötüdür? Astına, onun hukukuna ve rütbesine saygı göstereceksin. Bir şirkette veya belediyede kurallara uymayıp kafana göre takılamazsın. İşte disiplin budur. Ancak askerlikteki sert tutum sivil tarafta çalışmaz. Askerlikte herkes aynı tornadan çıkmıştır, görev bellidir. Ama sivil hayat özgür fikirlerin uçuşacağı, yeni projelerin ortaya çıkacağı bir alan." "Her şeyi ben bilemem, uzmanına bırakırım" Belediyedeki yönetim modelinde liyakate ve uzmanlığa önem verdiğini belirten Aras, daire başkanlarına ve personeline tanıdığı özgürlük alanını şu örneklerle anlattı: "Ben Harbiye mezunuyum, sistem mühendisliği bölümünü bitirdim. Bir organizasyonu kurmak ve yönetmekle ilgili uzmanlığım var. Ama ben fen işlerinde asfaltın nasıl yapılacağını, park bahçelerde bitkinin nasıl dikileceğini bilemem. Oraya koyduğun daire başkanı bu işin uzmanı olacak. Arkadaşlarıma şunu söylüyorum: Kendi yetki alanınızda tamamen özgürsünüz. Bütçenizi, aracınızı, ekibinizi veririm; görevinizi kanunlara uygun ve usulünce yapın. Herkes benden talimat beklerse bu iş yürümez. Benim tek kırmızı çizgim; iş hayatında herkesin birbirine saygı duyması, egolarından arınması ve hedefin halka hizmet olduğunu bilmesidir. Dedikodu, çekişme ve küçük hesapları tamamen reddediyorum, bu konularda hiç tavizim yoktur." Hayatı boyunca görev yaptığı her bölgenin şartlarına göre farklı spor dallarıyla ilgilendiğini belirten Başkan Aras, "Çocukken deniz kenarında ahtapot yakalamak, balık bulmak için çok dalardım; yüzmeyi böyle öğrendim. Askeri lisede yüzme takımındaydım. İlk görev yerim Ardahan’da ve Sarıkamış’ta kayak yapmayı öğrendim. Bodrum’a tayin olduğumda sörf, yelken yapmaya başladım. Sivas Zara’ya gittiğimde dağlarda trekking yapar, zirveye çıkardık. Ankara’da ise komşularım sayesinde tenise başladım ve uzun süre oynadım. Kosova’da bile devam ettim. Emeklilikten sonra turizm sektörünün yoğunluğundan sporu biraz erteledim ama Muğla’da reformer pilatese başladım. Şimdilerde ise yeniden tenise döndüm; fırsat buldukça yoğun antrenman yapıyoruz. Gonca Başkan ile de doğada ve kıyılarda yürümeyi çok seviyoruz." dedi. Başkan Aras, gençlik yıllarında kendisini en çok etkileyen kişi sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Gençliğimde beni en çok etkileyen kişi, askeri lisedeki İngilizce öğretmenim Erhan Yüzbaşı’ydı. Allah selamet versin, inşallah hayattadır. Onu çok severdim ve her zaman onun gibi biri olmak istemişimdir. Çok iyi niyetliydi ve gerçekten konusuna inanılmaz hakimdi."