Samanlıkta öldürdüğü kişiyi çuvala koyup dereye atan sanık için haksız tahrik indirimi istendi
Samanlıkta öldürdüğü kişiyi çuvala koyup dereye atan sanık için haksız tahrik indirimi istendi
Haber Giriş Tarihi: 21.05.2026 13:19
Haber Güncellenme Tarihi: 21.05.2026 13:19
Kaynak:
İHA
Kastamonu’da samanlıkta balta ile öldürüldükten sonra çuvala konulup dereye atılan şahsın öldürülmesi olayıyla ilgili yargılanan sanıklar hakkında Cumhuriyet savcısı, mütalaasında haksız tahrik indirimi talep etti.
Olay, 17 Temmuz 2023 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesine bağlı Ahlat köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun cenazesi, Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından dere yatağındaki çuval içerisinde bulundu. Çuvalın izlerini takip eden ekipler, izlerin köyün yaklaşık 300 metre yakınındaki Behice Ç.’ye ait evin samanlığına kadar devam ettiğini tespit etti. Jandarma ekipleri, samanlıkta yaptıkları incelemede, 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun balta ile öldürüldükten sonra cesedinin çuvala koyulduğu ve sürüklenerek dereye atıldığını belirledi. Olayın ardından gözaltına alınan samanlığın sahipleri Behice Ç. ile eşi Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç., adli makamlarca tutuklandı.
Olayın ardından şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçundan, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle açılan davanın 11’inci duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Behice Ç. ile yargılama sürecinde tahliye edilen Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç. ile maktul Satı Doğruoğlu’nun oğlu O. Doğruoğlu ile kızı N.K. ile avukatlar katıldı.
Mütalaa da sanıklar hakkında haksız tahrik indirimi talep edildi
Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, "Alınan ifadeler, tanık beyanları, otopsi raporları, keşif tutanakları, bilirkişi raporları, HTS kayıtları dosya kapsamında değerlendirildiğinde; sanık Behice’nin her ne kadar maktulü kendisinin öldürdüğünü beyan etse de mahkemece düzenlenen keşifte maktulün sürüklendiği yerin taşlık olduğu ve düzgün olmadığı, ağaç ve tümsekle kaplı olduğu değerlendirilerek, tek başına erkek olan maktule yönelik kafasından balta ile öldürmesi sonrası, sürükleyerek taşımasının hayatın olağan akışına aykırıdır. Sanık Behice’nin anlatımından farklı olarak yapılan otopsi raporunda maktulün başında birden çok vuruş izine rastlanıldığının görüldüğü, Behice’nin ise soruşturma aşamasında maktulün başına bir kez vurduğunu beyan etti. Sanık Ümit ile babası Bayram’ın birlikte köyden ayrılarak kesim alanına gittiklerini beyan etmesine rağmen HTS kayıtlarının incelemesi sonucu düzenlenen analiz raporunda; sanıkların telefonlarının köy sınırları içerisinden sinyal verdikleri, bu doğrultuda Bayram ve oğlu Ümit’inde kesim alanında olmadıkları, öldürülen Satı Doğruoğlu ile birlikte köy sınırları içerisinde olduklarının tespit edilmiştir.
Otopsi raporunda maktulün kafa bölgesinde balta ve ya nacak benzeri bir alet ile en az 3 defa vurulmuş olduğu kanaatine varıldı. Maktulün bulunduğu konumun samanlığa olan uzaklığının toplam 293 metre olarak ölçüldüğü, taşınma istikametinin engellerden oluştuğu, yaklaşık 80 kilogram ağırlığındaki maktulü, Behice’nin kaldırmak ve sürüklemek sureti ile taşıyamayacağı, samanlık bölgesindeki delil niteliği taşıyabilecek emarelerin şüphelilerce yer değiştirdiği kanaatine varılmıştır.
Behice’nin olayda kullanmış olduğu baltayı yüksek olan tezgahın üzerinde saklamıştır. Olayda kullanılan uzun saplı balta üzerinde sanıklardan herhangi birinin parmak izinin tespit edilememesi, sanığın ölüm zamanının tam olarak bilinememesi, maktulün başında birçok kez vuruş izine rastlanılması, HTS kayıtlarına göre sanıkların cep telefonlarının aynı bölgelerden sinyal vermeleri ve tüm dosya kapsamı hep birlikte dikkate alındığında açıklanan sebeplerle mevcut delil ve tespitler karşısında maktulün tek bir kişi tarafından öldürülmediği, maktul Satı Doğruoğlu’na karşı balta ile birden çok seferde kafa bölgesine vurulması ve devamında maktulü cesedin bulunduğu bölgeye taşıyıp sürükleyerek ve bu suretle süreç içerisinde ölümüne sebebiyet verilmesi olayında tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı kasten öldürme suçunu iştirak halinde işledikleri, aşamalarda alınan savunmalar ile mevcut dosya kapsamı dikkate alındığında suça konu eylemin haksız tahrik altında gerçekleştirildiği değerlendirildiğinde sanıklar Behice, eşi Bayram ve oğlu Ümit’in haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan ayrı ayrı 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükümle birlikte adli kontrol şartı uygulanan Ümit ve Bayram’ın da tutuklanması mütalaa ve talep olunur" denildi.
"Maktul samanlığıma gelerek bana tecavüz etmeye kalktı, namusumu korudum"
Mütalaayı kabul etmediğini söyleyen sanık Behice Ç., "Katılanların verdikleri ifadelerin hiçbirini kabul etmiyorum, maktul benim samanlığıma gelerek bana tecavüz etmeye kalktı, ben namusumu korudum. Bir kere değil bin kere yemin ederim oğlum ve eşimin bu olayda hiçbir bilgisi ve alakası yoktur. Ben 60 yaşındayım, katılanların derdi babalarının ölümü değil para peşindedirler, başkaca bir diyeceğim yoktur, beraatımı istiyorum" dedi.
Sanık Bayram Ç. ise, iddia makamının mütalaasını kabul etmediğini belirterek, beraatımı talep etti.
Sanık Ümit Ç. de, "Üzerime atılı hiçbir somut delil olmaksızın yapılan suçlamaları kabul etmiyorum, aksine olay günü ve olay saatinde evde olmadığıma dair gerek tanık beyanları, gerek güvenlik kamerası görüntüleri ve HTS kayıtları ile sabittir. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum, yüce mahkemenizden beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu.
Katılan N.K. ise, "Ben de ilk aşamalardan beridir sanık Behice’nin değişik ifadelerini takip ediyoruz, bu eylemi tek başına yapmadığını düşünmekteyim, tek isteğim suçluların bulunması ve mahkemenizce gerekli cezanın verilmesidir" dedi.
Katılan O. Doğruoğlu da, "Biz raporu bekliyorduk, zaten rapor da dosyaya geldi, ilk gün de söyledik, şimdi de söylüyoruz, bu kadın bu işi tek başına yapamaz, benim babam 180 boyunda iri yarı bir adamdı, mahkemeniz adaletine güveniyoruz, tüm sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
Katılan Vekili Av. Osman Yiğit Çınaroğlu ise, "Mütalaayı dinlerken gözlerim doldu. 11. Celsedeyiz. Bu aşamaya kadar tüm beyanlarımızda vicdani yükünü ben üzerimde hissetmiştim, çok mücadele ettik, mütalaa ile birlikte bu yüküm hafifledi, mütalaaya katılıyoruz. Cinayetin sanıklar tarafından birlikte işlendiğine dair deliller ve ayrıntılı değerlendirme mütalaa içerisinde olduğundan sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesini, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına diğer sanıkların da hüküm ile birlikte tutuklanmalarına karar verilmesini talep etmekteyiz" şeklinde konuştu.
Sanık Av. Mehmet Çiftci de, "İddia makamının esas hakkındaki mütalaasını kabul etmiyoruz, mütalaaya karşı yazılı savunmalarımızı hazırlamak üzere süre talebimiz vardır. Tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve suç vasfının müvekkil lehine değişme ihtimali göz önüne alınarak Behice’nin tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
Sanık Av. Özlem Çiftci ise, "İddia makamının mütalaasını kabul etmiyoruz, süre talebimiz vardır. Biz, iddia makamına müvekkillerimizin bu olaya ne şekilde ve hangi hareketleri ile iştirak ettikleri hususunu sormak istiyoruz. Bu kısımlar açıklanamamak ile birlikte müvekkillerimin olay saatinde olay yerinde olmadıklarını birçok maddi delil ile ispat etmiş durumdayız. Buna tanık anlatımları, HTS kayıtları, kamera görüntüleri dahildir. Hukuk sistemimizde iddia makamının müvekkillerimin suçlu olduğunu ispat etmesi gerekirken biz, suçsuzluğumuza ilişkin tüm delilleri dosyaya sokmuş durumdayız. Atılı eylemler burada iki insanın hayatını karartacak niteliktedir, iddia makamı sadece katılan tarafın delillerini toplamak durumunda değildir. İki tarafında delillerini toplamak durumundadır, olay yerinde dahi olmayan müvekkillerimin bu suça nasıl iştirak ettiklerine dair bir anlatım olmadan kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını istiyor, ayrıntılı yazılı savunmamızı vereceğiz" diye konuştu.
Mahkeme heyeti, avukatların süre talebinde bulunması üzerine duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek, sanık Behice Ç.’nin tutukluluğuna, Bayram Ç. ile oğlu Ümit Ç.’nin de adli kontrol şartlarının devamına karar verdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Samanlıkta öldürdüğü kişiyi çuvala koyup dereye atan sanık için haksız tahrik indirimi istendi
Olay, 17 Temmuz 2023 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesine bağlı Ahlat köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun cenazesi, Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından dere yatağındaki çuval içerisinde bulundu. Çuvalın izlerini takip eden ekipler, izlerin köyün yaklaşık 300 metre yakınındaki Behice Ç.’ye ait evin samanlığına kadar devam ettiğini tespit etti. Jandarma ekipleri, samanlıkta yaptıkları incelemede, 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun balta ile öldürüldükten sonra cesedinin çuvala koyulduğu ve sürüklenerek dereye atıldığını belirledi. Olayın ardından gözaltına alınan samanlığın sahipleri Behice Ç. ile eşi Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç., adli makamlarca tutuklandı.
Olayın ardından şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçundan, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle açılan davanın 11’inci duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Behice Ç. ile yargılama sürecinde tahliye edilen Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç. ile maktul Satı Doğruoğlu’nun oğlu O. Doğruoğlu ile kızı N.K. ile avukatlar katıldı.
Mütalaa da sanıklar hakkında haksız tahrik indirimi talep edildi
Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, "Alınan ifadeler, tanık beyanları, otopsi raporları, keşif tutanakları, bilirkişi raporları, HTS kayıtları dosya kapsamında değerlendirildiğinde; sanık Behice’nin her ne kadar maktulü kendisinin öldürdüğünü beyan etse de mahkemece düzenlenen keşifte maktulün sürüklendiği yerin taşlık olduğu ve düzgün olmadığı, ağaç ve tümsekle kaplı olduğu değerlendirilerek, tek başına erkek olan maktule yönelik kafasından balta ile öldürmesi sonrası, sürükleyerek taşımasının hayatın olağan akışına aykırıdır. Sanık Behice’nin anlatımından farklı olarak yapılan otopsi raporunda maktulün başında birden çok vuruş izine rastlanıldığının görüldüğü, Behice’nin ise soruşturma aşamasında maktulün başına bir kez vurduğunu beyan etti. Sanık Ümit ile babası Bayram’ın birlikte köyden ayrılarak kesim alanına gittiklerini beyan etmesine rağmen HTS kayıtlarının incelemesi sonucu düzenlenen analiz raporunda; sanıkların telefonlarının köy sınırları içerisinden sinyal verdikleri, bu doğrultuda Bayram ve oğlu Ümit’inde kesim alanında olmadıkları, öldürülen Satı Doğruoğlu ile birlikte köy sınırları içerisinde olduklarının tespit edilmiştir.
Otopsi raporunda maktulün kafa bölgesinde balta ve ya nacak benzeri bir alet ile en az 3 defa vurulmuş olduğu kanaatine varıldı. Maktulün bulunduğu konumun samanlığa olan uzaklığının toplam 293 metre olarak ölçüldüğü, taşınma istikametinin engellerden oluştuğu, yaklaşık 80 kilogram ağırlığındaki maktulü, Behice’nin kaldırmak ve sürüklemek sureti ile taşıyamayacağı, samanlık bölgesindeki delil niteliği taşıyabilecek emarelerin şüphelilerce yer değiştirdiği kanaatine varılmıştır.
Behice’nin olayda kullanmış olduğu baltayı yüksek olan tezgahın üzerinde saklamıştır. Olayda kullanılan uzun saplı balta üzerinde sanıklardan herhangi birinin parmak izinin tespit edilememesi, sanığın ölüm zamanının tam olarak bilinememesi, maktulün başında birçok kez vuruş izine rastlanılması, HTS kayıtlarına göre sanıkların cep telefonlarının aynı bölgelerden sinyal vermeleri ve tüm dosya kapsamı hep birlikte dikkate alındığında açıklanan sebeplerle mevcut delil ve tespitler karşısında maktulün tek bir kişi tarafından öldürülmediği, maktul Satı Doğruoğlu’na karşı balta ile birden çok seferde kafa bölgesine vurulması ve devamında maktulü cesedin bulunduğu bölgeye taşıyıp sürükleyerek ve bu suretle süreç içerisinde ölümüne sebebiyet verilmesi olayında tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı kasten öldürme suçunu iştirak halinde işledikleri, aşamalarda alınan savunmalar ile mevcut dosya kapsamı dikkate alındığında suça konu eylemin haksız tahrik altında gerçekleştirildiği değerlendirildiğinde sanıklar Behice, eşi Bayram ve oğlu Ümit’in haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan ayrı ayrı 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükümle birlikte adli kontrol şartı uygulanan Ümit ve Bayram’ın da tutuklanması mütalaa ve talep olunur" denildi.
"Maktul samanlığıma gelerek bana tecavüz etmeye kalktı, namusumu korudum"
Mütalaayı kabul etmediğini söyleyen sanık Behice Ç., "Katılanların verdikleri ifadelerin hiçbirini kabul etmiyorum, maktul benim samanlığıma gelerek bana tecavüz etmeye kalktı, ben namusumu korudum. Bir kere değil bin kere yemin ederim oğlum ve eşimin bu olayda hiçbir bilgisi ve alakası yoktur. Ben 60 yaşındayım, katılanların derdi babalarının ölümü değil para peşindedirler, başkaca bir diyeceğim yoktur, beraatımı istiyorum" dedi.
Sanık Bayram Ç. ise, iddia makamının mütalaasını kabul etmediğini belirterek, beraatımı talep etti.
Sanık Ümit Ç. de, "Üzerime atılı hiçbir somut delil olmaksızın yapılan suçlamaları kabul etmiyorum, aksine olay günü ve olay saatinde evde olmadığıma dair gerek tanık beyanları, gerek güvenlik kamerası görüntüleri ve HTS kayıtları ile sabittir. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum, yüce mahkemenizden beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu.
Katılan N.K. ise, "Ben de ilk aşamalardan beridir sanık Behice’nin değişik ifadelerini takip ediyoruz, bu eylemi tek başına yapmadığını düşünmekteyim, tek isteğim suçluların bulunması ve mahkemenizce gerekli cezanın verilmesidir" dedi.
Katılan O. Doğruoğlu da, "Biz raporu bekliyorduk, zaten rapor da dosyaya geldi, ilk gün de söyledik, şimdi de söylüyoruz, bu kadın bu işi tek başına yapamaz, benim babam 180 boyunda iri yarı bir adamdı, mahkemeniz adaletine güveniyoruz, tüm sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
Katılan Vekili Av. Osman Yiğit Çınaroğlu ise, "Mütalaayı dinlerken gözlerim doldu. 11. Celsedeyiz. Bu aşamaya kadar tüm beyanlarımızda vicdani yükünü ben üzerimde hissetmiştim, çok mücadele ettik, mütalaa ile birlikte bu yüküm hafifledi, mütalaaya katılıyoruz. Cinayetin sanıklar tarafından birlikte işlendiğine dair deliller ve ayrıntılı değerlendirme mütalaa içerisinde olduğundan sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesini, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına diğer sanıkların da hüküm ile birlikte tutuklanmalarına karar verilmesini talep etmekteyiz" şeklinde konuştu.
Sanık Av. Mehmet Çiftci de, "İddia makamının esas hakkındaki mütalaasını kabul etmiyoruz, mütalaaya karşı yazılı savunmalarımızı hazırlamak üzere süre talebimiz vardır. Tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve suç vasfının müvekkil lehine değişme ihtimali göz önüne alınarak Behice’nin tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
Sanık Av. Özlem Çiftci ise, "İddia makamının mütalaasını kabul etmiyoruz, süre talebimiz vardır. Biz, iddia makamına müvekkillerimizin bu olaya ne şekilde ve hangi hareketleri ile iştirak ettikleri hususunu sormak istiyoruz. Bu kısımlar açıklanamamak ile birlikte müvekkillerimin olay saatinde olay yerinde olmadıklarını birçok maddi delil ile ispat etmiş durumdayız. Buna tanık anlatımları, HTS kayıtları, kamera görüntüleri dahildir. Hukuk sistemimizde iddia makamının müvekkillerimin suçlu olduğunu ispat etmesi gerekirken biz, suçsuzluğumuza ilişkin tüm delilleri dosyaya sokmuş durumdayız. Atılı eylemler burada iki insanın hayatını karartacak niteliktedir, iddia makamı sadece katılan tarafın delillerini toplamak durumunda değildir. İki tarafında delillerini toplamak durumundadır, olay yerinde dahi olmayan müvekkillerimin bu suça nasıl iştirak ettiklerine dair bir anlatım olmadan kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını istiyor, ayrıntılı yazılı savunmamızı vereceğiz" diye konuştu.
Mahkeme heyeti, avukatların süre talebinde bulunması üzerine duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek, sanık Behice Ç.’nin tutukluluğuna, Bayram Ç. ile oğlu Ümit Ç.’nin de adli kontrol şartlarının devamına karar verdi.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler