SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

VUK 262 VE BİNEK ARAÇ PARADOKSU

Yazının Giriş Tarihi: 24.09.2026 11:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.09.2026 11:08

Değerli kardeşim, meslektaşım, SMMM, Bağımsız Denetçi, BD Turkey Sitesinin sahibi ve muhtelif yazıların yazarı Selahattin İPEK, bu hafta çok dikkatimi çeken bir yazı yayımladı. VUK 262 ve Kanunlaşan Ezberin gölgesinde binek araç paradoksu.

Yazıya başlamadan önce yazı ve yazar ile ilgili bazı konuları belirtmeliyim.

Yazar, Selahattin İpek, bugüne kadar böyle bir çok yasaya aykırı konuyu dile getirmiş ve bu konuda meslektaşlarımızdan niye bu konuları dile getiriyorsun diye tepki almıştır.

Bu yazı da haklı olduğu ve yasaya aykırı yeni bir konunun dile getirilmesidir. Kendisini bu çalışmaları ve cesaretinden dolayı da tebrik ediyorum.

Bu yazı son yıllarda, kanunların arkasına sığınarak yapılan kanunsuzluklardan bir tanesi....

O kanunsuzlukları şöyle bir sayalım.

1. Yazıya konu olan binek araç paradoksu yani araç masraflarının %30 u indirilecek kalanlar kanunen kabul edilmeyen gider yazılacak ve hiçbir şekilde indirilemeyecek

2. Bir kısım masrafların kanunen kabul edilmeyen giderlere kaydedilip bilançoda 296 hesaba kaydedilmesi ve hiçbir şekilde masraf yazılamaması Örnek:

a. Benim tabirimle aftan yararlanan ve bilançoya 296 hesaba kaydedilen tutarlar

b. Uygulamadan faydalanmak üzere beyanname veren mükelleflerin işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplara ilişkin kayıtlarını düzeltmeleri sonucu 296 hesaba kaydetmeleri

Sadece iki konuda yazdığım bu örnekler bile meslek mensuplarının herhalde tüylerinin dimdik olmasına sebep olmaktadır.

Yıllardır devam eden bu tip hesap uygulamaları muhasebe sistemine uygun olmayan bir hukuksuzluktur. Bu hukuksuzluklar düzeltilip bilançodan yok edilmesi gerekirken, her yasa değişikliğinde biraz daha fazlalaşmaktadır.

Yazarın dediği gibi bir hukuki illüzyonun yasalaşma serüveni olarak özellikle amortisman sisteminin bozulmasını gözönüne alabiliriz.

Taşıtlarda kullanıma hazır olma kavramının hiç ama hiç önemi kalmamıştır.

Yine Enflasyon düzeltmesinin nasıl yapılacağına dair kanun ve tebliğlerin hiç ama hiç önemi kalmamıştır.

Ben 80 yaşın üzerinde olduğum için beni okutan hocalarımdan hemen hemen hiç birisi şu anda sağ bulunmamaktadır.

Yoksa ben ve beni okutan hocalarımız kesinlikle bu yanlışlara karşı çıkarlardı diyorum.

Yazarın yorumlarına katılıyorum.

a. Yasal zırha büründürülen adaletsizlik

b. Binek araç gider kısıtlaması çelişkisi ve yeni paradoks

c. 7338 sayılı Kanun’un 27. maddesi, vergi idaresinin uzun yıllardır tebliğler yoluyla sürdürdüğü hukuk dışı bir ısrarın yasama organı tarafından onaylanması sürecidir.

d. Ancak bir adaletsizliğin kanun metnine dönüştürülmüş olması, onun anayasal meşruiyete ulaştığı anlamına gelmemektedir. Alındığı saniye kullanıma hazır olan bir aracın dönemsel faizlerini suni bir takvim sınırıyla maliyete dahil etmek, vergi hukukunun evrensel ilkeleriyle çelişmektedir. Mükelleflerin ezberleri sorgulaması, meslek mensuplarının ise yargı yolunu bu yeni anayasal vizyonla zorlaması, vergi sisteminde gerçek adaletin tesisi için hayati bir zorunluluktur.

e. Siz kanuna bir madde eklemekle yasayı günün koşullarına uygun hale getirdiğinizi zannediyorsunuz ama bu defa muhasebe ilkelerinin uygulanmasını bozmuş oluyorsunuz.

f. Böylece bilançonuz uluslararası hukuk ve bankacılık sistemlerine uygun olmaktan çıkmış oluyor.

SONUÇ olarak bu yazımıza konu olan muhasebe sistemleri ve vergi kanunlarına aykırı olayların bir an önce düzeltilmesi ve bir daha da böyle düzenlemelere başvurulmaması gerektiği kanaatindeyim.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.