Türkiye çok önemli bir tarihçisini kaybettiğinde toplum sadece bir akademisyeni değil, aynı zamanda bir hafızayı da kaybeder.
İlber Ortaylı böyle isimlerden biriydi.
Onun vefatı, tarih anlatımının yalnızca kitaplarda değil, zihinlerde de nasıl yaşayabileceğini bize hatırlattı.
Ortaylı yalnızca tarihi anlatmazdı.
Aynı zamanda hayata dair küçük ama derin ipuçları verirdi.
Bir konuşmasında gençlere şöyle demişti: “Bir insanın en büyük sermayesi merakıdır. Merakı olmayanın dünyası küçüktür.”
Başka bir yerde ise hayatı anlamak için çok basit ama güçlü bir öğüt veriyordu:
“Dil öğrenin. Dil bilmeyen insan yarım insandır.”
Onun bu cümleleri aslında sadece akademik tavsiyeler değildi; hayatı nasıl yaşayacağımıza dair ipuçlarıydı. Çünkü Ortaylı’ya göre tarih yalnızca geçmişi öğrenmek değildi, aynı zamanda dünyayı anlamanın bir yoluydu.
Onun boşluğu nasıl dolar bilmiyorum. Dolar mı ?
O da belli değil ama şimdiden bizlerin üzerinde büyük bir boşluk bıraktığı kesin.
Ruhu şâd, mekanı cennet olsun.
Bursa’nın İlberi Osman Gürçay’ında ömrü uzun ve bereketli olsun.