SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bursa’da Yaz Mevsimi...

Yazının Giriş Tarihi: 23.06.2026 10:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.06.2026 11:03

Bursa’da yaz, takvim yapraklarından önce ağaçların dallarına gelir.

Bir sabah bakarsınız, daha dün kuru sandığınız dalların ucunda dutlar kararmaya başlamış; kırmızı erikler yaprakların arasından çocukluk gibi gülümsemiş; kirazlar dallara boncuk boncuk dizilmiş.

Bursa’da yazın gelişi yalnızca havanın ısınması değildir.

Bursa’da yaz, bahçenin bereketlenmesi, sokağın kokusunun değişmesi, gölgenin kıymetinin artmasıdır.

Uludağ’ın serinliğiyle ovanın bereketi burada birbirine karışır.

Bir yanda dağdan inen rüzgâr, bir yanda güneşte kızaran meyveler…

İşte Bursa yazı tam da bu ikisinin arasında kurulur: serin bir sabah, sıcak bir öğle, akşamüstü dut lekesi olmuş çocuk elleri.

Dut ağacı Bursa için sıradan bir ağaç değildir.

Bu şehrin ipek geçmişinde dutun ayrı bir yeri vardır.

Zamanında kozanın, ipeğin, tezgâhın ve emeğin ardında dut yaprakları vardı.

Bursa’yı yalnızca camileri, hanları, türbeleri değil; o dut yapraklarının beslediği ipek de büyüttü.

Bugün bir sokağın köşesinde gördüğümüz yaşlı bir dut ağacı, belki de bize geçmişten kalan sessiz bir tanıktır.

Altına düşen meyvesiyle çocukları sevindirir ama köküyle de Bursa’nın eski hikâyelerine tutunur.

Kırmızı erik ağaçları ise yazın aceleci habercileridir.

Daha yaz tam yerleşmeden dallarında kızarmaya başlarlar.

Mahalle aralarında, bahçe diplerinde, eski evlerin önünde insanın gözüne çarpar.

Bursa’da erik, çocukların dalına uzandığı; büyüklerin “çok yeme, karnın ağrır” diye uyardığı o tanıdık meyvedir.

Bir meyveden fazlasıdır; mahalle kültürünün, komşuluğun, çocukluğun tadıdır.

Çok değil az eski Bursa'da erik, dut, kiraz, incir gibi meyveler pazardan alınmaz, bahçe bereketi ile komşularla paylaşılırdı.

Kiraz ise Bursa yazının süsüdür.

Keles’ten, dağ köylerinden, ova bahçelerinden gelen kiraz; pazara indiğinde tezgâhları bayram yerine çevirir.

Parlaklığıyla insanı çağırır.

Bursa’da kiraz yemek, sadece meyve yemek değildir; toprağın emeğini, üreticinin sabrını, dağın serinliğini sofraya taşımaktır.

Yaz gelince Bursa’nın rengi de sesi de değişir.

Sabah erken saatlerde pazar yerlerinde bir telaş başlar.

Kasaların içinde dut, erik, kiraz; tezgâhların arkasında alın teri; müşterinin elinde fileler…

Bir yanda “tatlı kiraz” diye seslenen pazarcı, bir yanda güneşten kaçıp gölge arayan insanlar.

Bursa’nın yazı, biraz pazar yeridir, biraz bahçe kapısı, biraz da çeşme başında soluklanmaktır.

Eski Bursa evlerinin bahçelerinde meyve ağacı eksik olmazdı. Bir dut, bir erik, bir kiraz, belki bir incir…

Evlerin gölgesi ağaçlarla tamamlanırdı.

Şimdi şehir büyüdü, yollar genişledi, apartmanlar çoğaldı.

Ama Bursa’nın yazı hâlâ o eski bahçelerin hatırasını taşır.

Bir kaldırım kenarında meyve veren ağaç gördüğümüzde içimizde sebepsiz bir sevinç uyanıyorsa, bundandır.

Çünkü o ağaç bize şunu hatırlatır: Şehir ne kadar değişirse değişsin, Bursa’nın özü hâlâ toprakla, ağaçla, meyveyle, gölgeyle konuşur.

Yaz mevsimi Bursa’da yalnızca sıcaklık değildir; berekettir.

Dutun moru, eriğin kırmızısı, kirazın parlaklığı bu şehrin yaz defterine düşülen notlardır. Her dalda biraz geçmiş, her meyvede biraz emek, her gölgede biraz huzur vardır.

Bursa’da yaz geldi mi insanın içi de olgunlaşır sanki.

Dalından düşen dut gibi, çocukluğumuz da usulca avuçlarımıza düşer.

Bir kiraz sapını kulağına küpe yapan çocuk, bir erik ağacının altında serinleyen yaşlı, pazardan fileyle dönen anne, bahçesinde ağacını sulayan baba…

Hepsi Bursa yazının parçasıdır.

Ve belki de bu yüzden Bursa’da yaz, sadece yaşanan bir mevsim değil; hatırlanan, koklanan, tadılan bir zamandır.

Dut ağaçları meyve vermişse, kırmızı erikler dalları eğmişse, kirazlar pazara inmişse bilin ki Bursa’da yaz başlamıştır.

Asmalardan sarkan güzellikler koruktan üzüme dönmüşse yaza veda partisi başlamış demektir..

Hem de en güzel haliyle.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.