SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bakü Notları: Bir Açıkhava Müzesinde Zaman ve Mimari...

Yazının Giriş Tarihi: 13.09.2026 07:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.09.2026 07:14

Bakü’yü anlatmak, birkaç sayfada anlatılamayacak kadar çok boyutlu ve büyüleyici bir yolculuk olsa da konuyu özetlemeye çalışacağım. Şehre adım attığınız ilk anda sizi karşılayan en büyük zenginlik, olağanüstü mimari dokusu oluyor. Tarihin farklı dönemlerinde, birbirinden tamamen farklı üslup ve ölçeklerde inşa edilmiş yüzlerce yapı, Bakü’yü adeta bütünüyle gezilebilen bir açık hava müzesine dönüştürüyor. Bir tarafta Hazar’ın rüzgârına karşı duran orta çağ izleri, diğer tarafta ise modern dünyanın silüetini değiştiren futurist çizgiler... Şehir, adeta geçmiş ile geleceğin mimarisini harmanlayarak sergiliyor.

Şehrin bu büyüleyici atmosferini ve kültürel köklerini hakkıyla kavramak ise ancak doğru bir rehberle mümkün olabilir diye düşünüyorum. Bu noktada, grubumuza liderlik eden Azerbaycan vatandaşı rehberimiz Sn. Nergiz Haydarlı’dan mutlaka bahsetmeliyim. Onun oldukça başarılı geçen akademik hayatının olduğunu öğreniyoruz. Özellikle derin Tarih bilgisiyle harmanladığı anlatımı ve zenginlik katan yaklaşımının yanında gittiğimiz her adreste oldukça detay içerik bilgisi, grubumuza kattığı dinamizm yanında ülkesine, vatandaşlarına ve idari yapısına duyduğu derin bağlılık oldukça dikkate değerdi. Bize bu güzel coğrafyayı tanıttığı, vatanına duyduğu içten sevgiyi ve güveni bizlere hissettirdiği için kendisinden çok şey öğrendik; başarılı çalışmalarından ve bu samimi rehberliğinden ötürü kendisine çok teşekkür ediyorum.

Rehberimizin etkileyici biçimde anlattığı öykülerle şehri adımlarken, sokaklarda insanların ülkelerine ve bayraklarına duydukları güçlü aidiyeti de yakından hissediyorsunuz. Yakın dönemin acılarını, kayıplarını ve toplumsal travmalarını omuzlarında taşıyan bu coğrafyada, bu millî bağlılığın ne kadar köklü olduğunu yerinde görüyorsunuz. Ve en önemlisi de Bakü’de gezerken gördüğüm ve sohbet etme imkanı bulduğum ülke insanlarının olağanüstü Türkiye sevgisi, Türk ulusuna karşı derin sempatisi, her yerde ve evlerinin balkonlarında kendi bayraklarıyla birlikte Türk Bayrağının sergilenmesi bizi derinden etkiledi.

Bakü’nün son derece temiz, düzenli ve güvenli kamusal alanları ise gerçekten takdire değer. Geniş bulvarları, pırıl pırıl meydanları ve düzenli parklarıyla bu şehir, ziyaretçisine kusursuz bir estetik sunuyor. Bu tertemiz sokakların, düzenli meydanların ve kent disiplininin oluşturduğu estetik tablo, şehrin huzurlu ve özenli yüzünü yansıtan zarif bir detay olarak hafızalarda yer ediyor.

Ülkemin Haline Üzüldüm!

Yani bu manzaraları gördükçe imrendim ve de o güzelim ülkemin cadde ve sokaklarının parklarının bu derece temiz olmaması, en basitinden insanlarımızın oturduğu banklarda yediği çekirdeğin kabuğunu yere atması, her yerde sigara izmaritleri, piknik yerlerinin berbat biçimde terk edilmesi aklıma geldi; üzülmemek elde değil. Belki inanmayacaksınız ama Bakü’de gittiğim her yârde özellikle aradım ve tekbir sigara izmaritine, tekbir çekirdek kabuğuna rastlayamadım; sokakta meydanda, sigara ancak belli çöp kovalarının yanında içilebiliyordu. Sokak hayvanları, bitkiler, ağaçlar alabildiğine koruma altındaydı. İnsanlardan hiç ürkmeyen sokak kedilerini rahatlıkla sevebilirdiniz çünkü şiddet görmemişlerdi.

Yani aklımdan o anlar ne geçti bilir misiniz? Bir ülke laik çağdaş ama demokrasi konusunda sorunlu olsa da o imrendiren temizlik intizam ve sağlanan güvenlik anlayışı yönetimle ilgili eleştirel yaklaşımımı kısmen de olsa yumuşatmıştı.

İşin özü ise hem demokrasinin hem de insani değerlerin bir arada olduğu bir ülke, kaçınılmaz olarak cennet olurdu; aslında hayalimizde budur.

Bakü’nün Kalbi: Mutlaka Görülmesi Gereken Adresler ve Kritik Bilgiler

Bu eşsiz şehri ziyaret edeceklere, belirttiğim kapsamlı rota rehberini mutlaka tavsiye ederim:

İçerişehir (Eski Şehir): Bakü’nün tarihî kalbidir ve UNESCO Dünya Mirası listesindedir. Dar taş sokakları, kervansarayları, hamamları ve farklı dönemlere ait yapılarıyla şehrin “müze şehir” niteliğini en iyi yansıtan bölgedir.

Şirvanşahlar Sarayı: 15. yüzyılda Şirvanşahlar Devleti’nin yönetim merkezi olarak kullanılan saray kompleksi; Azerbaycan’ın devlet geleneğini, saray kültürünü ve Orta Çağ mimarisini temsil eder.

Kız Kalesi (Qız Qalası): Bakü’nün simgesidir. İnşa tarihi ve başlangıçtaki işlevi konusunda farklı görüşler bulunduğundan gizemli bir yapı kabul edilir. Üst bölümünden İçerişehir ve Hazar kıyısı panoramik olarak izlenebilir.

Dağüstü Park ve Şehitler Hıyabanı: Bakü’yü, Hazar Denizi’ni ve Alev Kuleleri’ni yukarıdan görmek için en güzel noktalardan biridir. Şehitler Hıyabanı ise Azerbaycan’ın yakın dönem tarihini, özellikle 20 Ocak 1990 olaylarını ve savaşlarda hayatını kaybedenleri anmak ve anlamak bakımından derin bir atmosfere sahiptir.

Alev Kuleleri (Flame Towers): Modern Bakü’nün simgesidir. Tasarımındaki alev biçimi, Azerbaycan’ın “Odlar Yurdu” kimliğine gönderme yapar. Özellikle akşam saatlerindeki LED ışıklandırmasıyla şehrin silüetine damgasını vurur.

Bakü Bulvarı ve Hazar Kıyısı: Şehrin gündelik yaşamını gözlemlemek için en uygun yerlerden biridir. Deniz kenarındaki uzun yürüyüş alanı; Bakü’nün temizlik, düzen, kent estetiği ve kamusal alan anlayışını yakından görmenizi sağlar.

Haydar Aliyev Merkezi: O olağanüstü yetenekli mimar Zaha Hadid tarafından tasarlanan yapı, keskin köşelerden kaçınan dalgalı mimarisiyle çağdaş Bakü’nün en etkileyici eserlerindendir. İçerişehir geçmişi simgelerken, Haydar Aliyev Merkezi ise yeni Azerbaycan’ın dünyaya göstermek istediği laik çağdaş yüzü temsil eder.

Nizami Caddesi ve Fevvareler Meydanı: Bakü’nün sosyal yaşamını, tüketim kültürünü ve Avrupa etkili 19. yüzyıl mimarisini gözlemleyebileceğiniz merkezdir. Özellikle akşam saatlerinde dükkânlar, kafeler ve sokak sanatçılarıyla oldukça canlıdır.

Azerbaycan Halı Müzesi: Kıvrımlı halı biçimindeki mimari yapısı kadar içindeki eşsiz koleksiyonla da dikkat çeker. Azerbaycan halıcılığının yalnızca bir el sanatı değil; renkler, motifler ve semboller aracılığıyla aktarılan yaşayan bir kültürel dil olduğunu gösterir.

Nizami Gencevi Edebiyat Müzesi: Fevvareler Meydanı’na bakan, heykellerle süslü görkemli cephesiyle dikkat çeken bu müze, Azerbaycan edebiyat tarihinin en önemli kalemlerinin eserlerini ve el yazmalarını barındırır.

Ateşgâh Ateş Tapınağı ve Yanar Dağ: Şehir merkezinin dışındadır. Ateşgâh, bölgede eski çağlardan beri var olan ateş kültünü ve Zerdüştlükle ilişkilendirilen inanç dünyasını yansıtır. Yanar Dağ ise yer altından sızan doğal gaz nedeniyle sürekli yanan ateşiyle Azerbaycan’ın “Odlar Yurdu” adının fiziksel karşılığını gözler önüne serer.

Gobustan Millî Parkı: Bakü çevresinde vakti olanların mutlaka görmesi gereken bir UNESCO Dünya Mirası alanıdır. Binlerce yıllık kaya resimleri; bölgede yaşamış insanların avcılık, dans, inanç ve gündelik yaşam ritüellerine ışık tutar. Benzersiz çamur volkanları ile yarım günlük eksiksiz bir keşif rotası oluşturur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.