“Hocam ben çevremdeki insanlara oldukça saygılı davranıyorum bazen zorlansam da nezaketi elden bırakmamaya çalışıyorum; sevilen sayılan birisi olmayı hak ettiğimi düşünüyorum ama çok da önemsenmediğimi görünce üzülüyorum. Ancak benim gibi davranmadığı halde ve bencilce bulduğum davranışlarına rağmen bazı insanların oldukça saygı gördüğünü de gözlemliyorum.
Bu durumda bir çelişki yok mudur, saygı görebilmek için nasıl davranmalıyım?
Bu ve benzeri serzenişler, bize çok yabancı gelmeyebilir…
İnsan ilişkilerinde hak edilen değeri görmemek, uzun vadede bireyin benlik saygısını zedeleyen ve öfke biriktiren yıpratıcı bir süreçtir. Çevresindekilere dürüst davranan, ince düşünen ve belki de hak ettiğinden fazla değer veren biri olmanıza rağmen sonuç alamıyorsanız, farkında olmadan sergilediğiniz bazı tür davranışlarınız bu durumu besliyor olabilir.
Saygı Pasif Bir Kabullenişle Oluşmaz
Bilmeliyiz ki , saygı duruşumuzla ve koyduğumuz sınırlarla kazanılan bir değerdir. Eğer aşağıdaki davranışlar hayatınızda baskınsa, çevrenizdeki insanların size olan bakış açısını yeniden değerlendirme vakti gelmiş demektir:
İhtiyaçlarını İfade Etmemek: Fikirlerinizin veya isteklerinizin sorulmadığı bir ortamda "fark etmez" veya "siz bilirsiniz" demek, bir süre sonra insanların sizin bir fikriniz olmadığını düşünmesine neden olabilir. Kendi ihtiyaçlarınızı dile getirmek, varlığınızın ve tercihlerinizin ciddiye alınması için ilk adımdır.
Yani doğru biçimde dile gelen duygu düşüncelerimiz istek ve ihtiyaçlarımız her şeyden önce kendimize verdiğimiz değer ve kendimize olan saygımızla ilgilidr. Kendimize nasıl davrandığımız karşımızdakinin nasıl davranabileceğinde en temel etkendir.
Sınırları Belirleyememek: Her isteğe "evet" demek, kendi özel hayatınızı ve zamanınızı başkalarının öncelikleri için feda etmektir. "Hayır" diyebilmek ve belirli prensipler (örneğin; özel vakitlerde işle ilgili konulara girmemek gibi) belirlemek, sizi "her an ulaşılabilecek biri" olmaktan çıkarıp, daha "değerli bir karakter" konumuna taşır. “Hayır” demek saygısızlık demek değildir; “kırmamak” ya da “iyi insan olmak” kabul görmek” için “evet” demek her şeyden önce kendimize kötülüktür.
Kötülükleri Unutmak ve Affetmek Ayrımı: Affetmek zihinsel bir huzur için gerekli olabilir, ancak yaşanan olumsuzlukları unutmak veya hiçbir şey olmamış gibi devam etmek, karşı tarafa kötü davranışlarını tekrarlama cesareti verir. Kendinizi korumak ve mesafeyi korumak, saygının temel prensiplerinden biridir.
Kendini Kanıtlamaya Çalışmak: Kendimiz hakkında sürekli ne kadar “önemli, başarılı” veya “sevilebilir” olduğumuzu anlatmak, tam tersi bir etki yaratarak değerimizi düşürebilir. Kaliteli bir duruş, kendini reklam etmeye ihtiyaç duymaz; karşı tarafın bu değeri zamanla keşfetmesine izin vermek daha sağlıklıdır.
Referansı Başkalarından Almak: Kendi yaptığınız işleri, giyim tarzınızı veya kararlarınızı sürekli başkalarına onaylatmaya çalışmak, özsaygınıza vurulan bir darbedir. Kendi değerini dışarıdan gelen onaylara bağlayan birinin, başkalarının gözünde "ikincil" bir konuma düşmesi kaçınılmazdır. Bu davranışın altında çoğu zaman “başkaları ne der?” diyen ve kendisini ıskalayan bir yaklaşım vardır. Önemli olanı ise “ben ne derim?” diyebilmek, kendi duygu düşünce ve davranışlarımızı önemsemek gerekir.
Her Daim Kendini Suçlamak: Anlaşmazlıklarda ilk refleks olarak kendinizi kusurlu görmek, karşı tarafın sizi kolayca suçlamasına ve aşağılamasına zemin hazırlar. Olaylara objektif bakabilmek ve "kusurlu şema" sından çıkmak, duygusal vampirlerin size yaklaşmasını engeller.
Fedakarlığı "Tepside Sunmak": Birine bir anda tüm iyiliğinizi, vaktinizi ve yardımınızı sunarsanız, o kişi bu çabanın değerini anlamaz ve bunu doğal bir hak gibi görmeye başlar. Değerinizi korumak için, güzelliklerinizi yavaş yavaş sunmak ve karşı tarafın çabasını da gözlemlemek, ilişkinin dengesini sağlar.
Kendi Değerini Kendin İnşa Et!
İlişkilerinizde yaşadığınız sorunlar genellikle kaybetme korkusuyla, onaylanma ve kabul edilme ihtiyacıyla birleştiğinde sizi daha edilgen bir duruma iter. Oysa kimse vazgeçilmez değildir. Kendi kişiliğinizi korumayı, sınırlarınızı çizmeyi ve net bir duruş sergilemeyi seçtiğinizde, bir gün gerçekten size hak ettiğiniz saygıyı gösterecek insanların hayatınıza girmesi için alan açmış olursunuz.
Unutmayın; karşınızdakinin size değer vermesini istiyorsanız önce siz kendinize değer vermeyi öğrenin. Kendinize nasıl davrandığınız diğerlerinin nasıl davranacağını belirler.
İnsanlar size, siz onlara izin verdiğiniz kadar davranırlar.
Artık kaybetme korkusunu bir tarafa atın ve kendi sınırlarınızı net çizerek sizi değersiz kılan döngüyü kırın ve kurtulun..