SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Yılbaşı ve Özgürlük Üzerine Düşünceler...

Yazının Giriş Tarihi: 31.12.2025 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.12.2025 21:51

Yılbaşı, her yılın son gününde farklı duygularla karşılanan, kimileri için bir eğlence vesilesi, kimileri içinse sıradan bir gün olan bir zaman dilimi. Bu özel gün, bireylerin hayatlarına dair tercihlerini, inançlarını ve kültürel alışkanlıklarını sorgulama fırsatı da sunuyor. Ancak bu sorgulama, çoğu zaman bireyin özgürlüğü ve toplumun dayatmaları arasında bir çatışmaya dönüşebiliyor.

Öncelikle yılbaşı kutlamalarının ne olduğu ve ne olmadığı konusunda bir netlik sağlamak gerek. 25 Aralık’taki Noel bayramı ile 31 Aralık’taki yılbaşı kutlaması birbirinden farklıdır. Noel, dini bir bayramdır; yılbaşı ise yeni bir takvim yılının başlangıcını kutlama vesilesidir. Ancak bu iki günü birbirine karıştıranlar, yılbaşı kutlamalarını “günah” olarak değerlendirme eğilimindedir. Bu yaklaşım, bireyin özgürlüğüne müdahale eden bir anlayışı temsil eder.

Yılbaşında ne yapacağınız tamamen sizin tercihinizdir. İster çam ağacı süsleyin, ister arkadaşlarınızla eğlenin, ister dua ederek ve ibadetle geçirin. Hatta hiçbir şey yapmayıp erken yatabilirsiniz. Tüm bu tercihler, bireyin özgür iradesine dayanır. Ancak bu özgürlük, sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi de gerektirir. Özgürlük, başkalarını rahatsız etmeme, toplumsal kurallara uyma ve kendini disiplinle yönetebilme erdemini içerir.

Özgürlük, Özgürlükçülük Değildir!

Burada özgürlük ile özgürlükçülük arasındaki farkı da vurgulamak gerekiyor. Özgürlükçülük, çoğu zaman sorumsuzlukla, kuralsızlıkla ve dürtüsel davranışlarla karıştırılır. Oysa gerçek özgürlük, bireyin aklını ve vicdanını devrede tutarak sorumluluk bilinciyle hareket etmesini gerektirir. Özgür olan birey, kendi sınırlarını bilir ve bu sınırları başkalarının haklarına saygı duyarak çizer.

Özgürlükçülük, isteyenin istediği gibi sorumsuzca davranması dürtü ve isteklerini yönetememesi hayvanileşmesi anlamına gelirken, özgürlük ise kurallara uymayı, disiplinli olmayı, sorumluluk bilinciyle dürtü ve isteklerini yönetebilmeyi yani uygar olmayı, insani olmayı gerektirir.

Toplumda farklı inançlara, değerlere ve yaşam biçimlerine sahip bireylerin bir arada yaşadığı bir gerçeklik var. Bu çeşitlilik, bireylerin birbirine saygı duymasını zorunlu kılar. Ancak bazı kesimler, kendi inançlarını ve yaşam biçimlerini başkalarına dayatma eğiliminde bulunuyor. Özellikle yılbaşı gibi günlerde bu dayatmanın daha görünür hale geldiğini söylemek mümkün. Yılbaşı kutlamak isteyenlere “günah” diyerek ayar vermek ya da kutlamayanlara “neden kutlamıyorsun?” diye baskı yapmak, bireyin özgürlüğüne müdahale etmektir, esas niyeti sorgulanan az gelişmişliktir.

İslam Dini, Laik Devlet, Seküler Yaşam ve Demokratik Rejim

Bu noktada İslam’ın temel öğretilerine dönmekte fayda var. “Dinde zorlama yoktur” ve “Sizin dininiz size, benim dinim bana” gibi ayetler, inanç konusunda bireysel özgürlüğün önemini vurgular. Mekke’den Medine’ye göç eden Hz. Muhammed’in farklı inanç gruplarıyla imzaladığı 622 Medine Sözleşmesi, döneminin koşullarına uygun bir şekilde seküler yaşamın, laik ve demokratik yönetimin örneği olarak kabul edilir. Bu örnek, farklı inanç gruplarına saygı duymanın, bireysel özgürlüklerin korunmasının ne kadar önemli olduğunu gösterir.

Sonuç olarak, yılbaşı kutlamaları bireyin özgürlük alanında bir tercih meselesidir. Bu tercihler, başkalarının inançlarına ve yaşam biçimlerine müdahale edilmediği sürece, bireyin kendi aklı ve vicdanıyla yaptığı seçimlerdir. Özgürlük, bireyin kendini disiplinle yönetebilmesi ve başkalarına saygı duymasıyla anlam kazanır. Toplum olarak bu anlayışı benimsediğimizde, yılbaşı gibi günler bir çatışma alanı olmaktan çıkıp, farklılıkların bir arada uyum içinde yaşandığı bir ortam haline gelebilir.

Yeni yıl, bireylerin kendini ve çevresini sorguladığı, yeni başlangıçlar için umutlar beslediği bir dönemdir. Özgürlük, bu başlangıçları yapabilme cesareti ve iradesini barındırır. Öyleyse, yeni yılın ilk gününe adım atarken, hem kendimize hem de başkalarına saygı duymayı hatırlayalım. Çünkü özgürlük, sadece kendimizi değil, aynı zamanda başkalarını da özgür bırakabilmektir.

Bursapost Ailesi ve Okurlarına Mutlu yıllar Dilerim..

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.