SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

BASİRETLİ İŞ İNSANI UCUZ SİYASETE PRİM VERMEZ

Yazının Giriş Tarihi: 11.09.2026 19:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.09.2026 20:14

1 Ekim’de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri var.

İbrahim Burkay ile Özer Matlı yarışıyor.

Bu, sıradan bir seçim değil. Çünkü BTSO; sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, üreticinin ortak çatısı. Dolayısıyla bu makama talip olanların yalnızca projeleri değil, kullandıkları dil, çevrelerinde kurdukları iletişim ve sergiledikleri üslup da önemlidir.

Geçtiğimiz günlerde önüme aşağıdaki paylaşım düştü:

Bu fotoğrafın adresi belli ama koymaya cesaretleri olmadığı için yandan çark ediyorlar...

Sizi kastetmedik Efendim demek için...

Yemezler...

Açık söyleyeyim:

Çok ucuz.

Mizah değil.

Eleştiri değil.

Kurumsal ciddiyetle ise hiç ilgisi yok.

Bir BTSO başkanlık seçiminde, Bursa iş dünyasının önüne konulacak malzeme gerçekten bu mu?

Üstelik bunun gibi onlarca paylaşım yapıldığı söyleniyor.

Bir BTSO başkan adayının çevresinden böyle bir kampanya dili çıkması düşündürücü. Çünkü BTSO seçmeni sıradan bir seçmen kitlesi değildir.

Bu insanlar tacir.

Bu insanlar sanayici.

Bu insanlar yıllarca kriz görmüş, yatırım yapmış, risk almış, istihdam sağlamış, piyasa okumuş insanlar.

Türk Ticaret Kanunu’nun tacir için kullandığı çok önemli bir ifade vardır:

“Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.”

Basiretli olmak; ölçülü olmak demektir.

İleriyi görmek demektir.

Bugün söylediğinin yarın önüne çıkabileceğini bilmek demektir.

Ve en önemlisi, başkasını eleştirirken kendi yaptıklarınla çelişmemek demektir.

İşte tam da bu noktada Özer Matlı’nın TEKNOSAB konusunda kullandığı dili anlamakta zorlanıyorum.

TEKNOSAB’dan yer alan Bursa’nın büyük sanayicilerini eleştiriyorsunuz.

“Deve dişi gibi sanayiciler oradan yer aldı” diyorsunuz.

Peki siz?

TEKNOSAB’ın karşısındaki bölgelerde geniş araziler aldığınızı kendiniz anlatıyorsanız, Yenişehir’de sanayi yatırımları açısından değer kazanabilecek yüzlerce dönüm araziniz bulunuyorsa Bursa sanayicisinin soru sormaya hakkı yok mu?

Dahası;

Yenişehir’deki yüzlerce dönüm arazinizin bulunduğu bölgede Gıda OSB yapılması için girişimlerde bulunduğunuz, yine Yenişehir’de yapılması gündemde olan İleri Teknoloji Sanayi Bölgesi içerisinde 200 dönümün üzerinde araziniz bulunduğu iddiaları doğruysa, burada artık çok açık bir çelişki ortaya çıkıyor.

O zaman sormak gerekiyor:

TEKNOSAB’dan yer alan Bursa sanayicilerini hangi gerekçeyle eleştiriyorsunuz?

Sanayi bölgesinde veya çevresinde arazi sahibi olmak yanlışsa, sizin arazileriniz ne olacak?

Yok eğer sanayinin gelişeceği bölgelerde arazi sahibi olmak normal ve meşru bir ticari tercihse, TEKNOSAB’dan yer alan Bursa’nın sanayicilerini neden eleştiriyorsunuz?

İş dünyası çelişkiyi sevmez.

Çünkü ticaretin temeli güvendir.

Güvenin temeli ise tutarlılıktır.

Bir de işin kalemşörlük tarafı var.

Seçim yaklaştıkça bazı kalemlerin dili iyice çirkinleşiyor.

Eleştiri yapılabilir.

İbrahim Burkay da eleştirilir.

Özer Matlı da eleştirilir.

Ama eleştiri başka şeydir, belden aşağı vurmak başka şey.

Mizah başka şeydir, seviyesizlik başka şey.

Rakibini küçültmeye çalışırken kendi seviyeni düşürmek ise bambaşka bir şeydir.

Üstelik kullanılan dil çirkinleştikçe, Özer Matlı’nın etrafındaki sağduyulu ve düzgün insanların da bundan rahatsız olmaya başladığını görüyoruz.

Çünkü Bursa iş dünyası bu dili sevmez.

Sanayici dedikoduyla fabrika yönetmez.

Tüccar hakaretle müşteri kazanmaz.

İhracatçı karşısındakini küçümseyerek dünya pazarlarında büyümez.

Bu insanlar hesap bilir.

Ölçü bilir.

İtibar bilir.

Yani kanunun ifadesiyle:

Basiret bilir.

O nedenle yukarıdaki gibi paylaşımlar sosyal medyada birkaç kişiyi eğlendirebilir.

Ama sandık başka şeydir.

BTSO sandığında oy kullanacak insan, önüne gelen görsele değil; kimin ne yaptığına, ne söylediğine ve söylediğiyle yaptığının birbirini tutup tutmadığına bakar.

Bazen insan rakibini küçültmeye çalışırken kendisini küçültür.

Bazen attığı taş karşıya değil, kendi ayağına düşer.

Ve bazen tek bir görsel, saatlerce yapılan seçim konuşmasından daha fazla şey anlatır.

Bu görsel de benim için tam olarak öyle.

Ucuz.

Gereksiz.

BTSO’nun ağırlığına yakışmıyor.

Hele bunun gibi onlarca paylaşım yapılıyorsa artık buna iletişim kazası denmez.

Bu bir üslup tercihidir.

BTSO başkanlığına aday olan kişinin Bursa’ya anlatması gereken başka şeyler vardır:

Sanayici için ne yapacaksınız?

İhracatı nasıl artıracaksınız?

KOBİ’yi nasıl büyüteceksiniz?

Yeni yatırımı Bursa’ya nasıl getireceksiniz?

Bursa’yı önümüzdeki on yılda nereye taşıyacaksınız?

Seçim bunun üzerinden yapılır.

Trump montajları üzerinden değil.

Belden aşağı göndermeler üzerinden hiç değil.

1 Ekim’de sandığa gidecek insanlar çocuk değil.

Koymaya cesaret edemediğiniz fotoğrafı ya çakma montajlarla modellemeyin ya da siz aynı aynı fotoğrafı paylaşın

Randevu alabilirseniz...

Sanayicinin

İş insanının

Ve tacirin çok önemli bir özelliği vardır:

Ucuz olanı hemen fark ettiği gibi kaliteyi de bilir...

Çünkü basiretli tacir sadece fiyatı değil, değeri de bilir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.