SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

PATRON DEĞİŞTİ, HAFIZA DA MI DEĞİŞTİ?

Yazının Giriş Tarihi: 22.09.2026 20:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.09.2026 20:38

Yüksel Baysal…

İnsan merak ediyor:

Patron değişince hafıza da mı değişiyor?

Son yazında İlhan Parseker’in kızı ve ailesi üzerinden yıllar önce yaşanmış hassas bir meseleyi alıyor, faturayı İbrahim Burkay’a kesmeye çalışıyorsun.

Ama bir sorun var:

O günleri yaşayanlar hâlâ hayatta.

Osman Gürçay çıktı ve açıkça söyledi:

“Ben olayın içindeydim.”

Parseker ailesiyle ilgili yayınların İbrahim Burkay’dan değil, o dönem medya patronun olan Emin Adanur cephesinden nefsi müdafa anlayışı ile çıktığını ileri sürdü.

Üstelik kendisinin arabuluculuk yaptığını ve sorunu çözdüğünü anlattı.

İşin ilginç tarafı ne biliyor musun?

Emin Adanur senin eski patronun.

Sen de enBursa’da yıllarca çalıştın.

Sonra Adanur’un başı adli dosyalarla derde girdi, düzeni dağıldı.

Sen de o gemide kalmadın.

Ardından hep yaptığın gibi pozisyonunu değiştirdin

Şimdi yıllar sonra dönüp, eski patronunun döneminde yaşananları arka plana iterek başka bir hikâye kuruyorsun.

Hem de tetikçi bir üslupla...

O yüzden soruyorum:

Patron değişti de hafıza da mı değişti Yüksel Baysal?

Osman Gürçay’ı aradın mı?

Emin Adanur’a sordun mu?

İlhan Parseker’in görüşünü aldın mı?

İbrahim Burkay’a sordun mu?

Yoksa sistem şöyle mi işliyor:

Birisi kulağa fısıldıyor, sen köşeye yazıyorsun.

Ya da kumbarana jeton atıyor.

Sonra da adına gazetecilik deniyor.

Olmaz.

Gazetecilik duyduğunu yazmak değil, duyduğunu doğrulamaktır.

Bir de BTSO seçiminde tarafını açıkça belli etmişsin.

Özer Matlı’nın kazanmasını istediğini yazıyorsun.

Elbette isteyebilirsin.

Ama o zaman okurun da şunu sormaya hakkı vardır:

Sen gazeteci misin, seçim kampanyasının kalemi mi?

Çünkü desteklediğin aday bir tarafta, hakkında ağır iddialar yazdığın rakibi diğer tarafta.

Böyle bir durumda üç şey gerekir:

Belge.
Tanık.
Doğrulama.

Yoksa geriye sadece ahlaksızca yapılan dedikodu kalır.

Bursa’da seçim dönemlerinde gazetecilere para verildiğine dair iddialar da dolaşıyor.

Kim kimin para aldığını iddia ediyorsa belgesini çıkarır.

Dekont varsa koyar.

Fatura varsa koyar.

Sözleşme varsa koyar.

Yoksa kimsenin üzerine çamur atılmaz.

Ama aynı ölçü senin için de geçerli.

Başkalarına ağır sorular soruyorsan, sana sorulanlardan da kaçmayacaksın.

Çünkü mesele artık ne İbrahim Burkay ne de Özer Matlı.

Mesele senin kalemin.

Osman Gürçay çıkmış:

“Ben oradaydım, olay böyle değildi”

diyor.

Üstelik adını verdiği kişi senin eski patronun.

Şimdi top sende.

Ya Gürçay’ı belgeyle çürütürsün…

Patron değişebilir.

Gazete değişebilir.

Siyasi tercih değişebilir.

Ama gazetecinin hafızası değişmemeli.

Karakteri sallanmamalı.

Yoksa kalem, kalem olmaktan çıkar.

Rüzgâr gülü olur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.