Bir tekstil fabrikası kapandığında yalnızca üretim hattı durmaz.
Yüzlerce insan işsiz kalır, ailelerin geliri kesilir, esnafın cirosu düşer, tedarikçinin alacağı içeride kalır.
Yılların ustalığı da makinelerle birlikte susar.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin çalışmaları ağır bir tablo ortaya koyuyor: T
ekstil ve hazır giyimde 2022-2025 arasında 9 bin 936 işletme kapanmış. Aralık 2022’de 1 milyon 222 bin olan istihdam, Nisan 2026’da yaklaşık 852 bine gerilemiş.
Zirveden bu yana yaklaşık 371 bin kişilik istihdam kaybı var.
Bu rakamın arkasında kaç evin kirası, kaç çocuğun okul masrafı, kaç ailenin gelecek kaygısı bulunuyor? Ekonomiyi yönetenler artık tabloyu seyretmek ve “piyasa koşulları” bahanesine sığınmak yerine sorumluluk almak zorunda.
────────
Bursa’da tekstil, bir faaliyet kodundan ibaret değil; iplikçiden dokumacıya, boyahaneden apre tesisine, konfeksiyoncudan makineciye uzanan büyük bir üretim kültürü.
Bu yapı birbirine bağlı halkalardan oluşuyor. Dokuma işletmesi sipariş kaybettiğinde boyahanenin kazanı boş kalıyor; boyahanenin işi azaldığında kimyasal tedarikçisi, nakliyecisi ve bakımcısı da etkileniyor.
“Rekabet edemeyen kapansın” demek kolay.
Zor olan, kapanan işletmenin yerine aynı ustalığı, müşteri ilişkilerini ve üretim disiplinini yeniden kurmaktır.
Makine satın alabilirsiniz; ama otuz yıllık ustayı, kaybedilen müşteriyi ve dağılan üretim hafızasını siparişle geri getiremezsiniz.
────────
“Tekstil artık eski bir sektör” diyenler de rakamlara bakmalı.
TGSD verilerine göre tekstil ve hazır giyim, 2025’te 26,2 milyar dolarlık ihracat ve 14 milyar dolarlık dış ticaret fazlası sağladı.
Türkiye’nin dövize ihtiyaç duyduğu bir dönemde böylesine güçlü bir üretim alanının aşınmasına seyirci kalamayız. Elbette teknolojiye yatırım yapacağız ve yeni sektörler kuracağız. Ancak geleceğin sanayisini inşa etmek, bugün döviz kazandıran fabrikaların tasfiyesini kabullenmek anlamına gelmez.
Yeni bir bina yapmak için oturduğunuz evin kolonlarını kesmezsiniz.
Üretim kapasitesi kaybedildiğinde onu geri kazanmanın maliyeti yalnızca kapanan fabrikanın bilançosunda görünmez; bütün ülkenin sırtına yüklenir.
────────
Sanayicinin önüne sürekli aynı reçete konuluyor:
Verimliliği artır.
Markalaş.
Dijitalleş.
Yeşil dönüşüm yap.
Bunların hepsi doğru.
Fakat işletme sermayesi eriyen, alacağını tahsil etmekte zorlanan ve kazancını finansman giderine kaptıran bir üretici bu dönüşümü nasıl finanse edecek?
TGSD’nin Uzgörü 2050 sunumundaki 2024 bilanço analizine göre hazır giyimde finansman giderleri faaliyet kârını aşmış durumda. Üretimden elde edilen gelir, finansman maliyetini karşılamaya bile yetmiyor.
Dönüşüm istiyorsanız, önce o dönüşümü gerçekleştirecek işletmenin yaşamasını sağlamalısınız.
Üreticiyi yüksek faiz, pahalı enerji, daralan sipariş ve ağır maliyetler altında bırakıp rekabet gücünü artırmasını beklemek çözüm değildir.
Çalışanın ücretiyle geçinemediği, işverenin ise mevcut maliyetlerle sipariş alamadığı bir denklemde çözüm işçiyle sanayiciyi karşı karşıya getirmekte aranamaz. İşçi evine ekmek götürmek, sanayici fabrikasını çalıştırmak istiyor. Ekonomi yönetiminin görevi, bu iki ihtiyacın birlikte karşılanabileceği zemini kurmaktır.
Sabır, işletme sermayesi değildir.
────────
Somut eylem planı
Genel temenniler yerine sorumlusu, finansman kaynağı, uygulama aracı ve takvimi belirlenmiş bir program gerekiyor.
1. Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü Acil Finansman Programı
Sorumlu kurumlar: Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Kredi Garanti Fonu ve kamu bankaları.
Uygulanacak politika: Üretimini ve istihdamını koruyan işletmelere en az 24 ay vadeli, ilk 6 ay anapara ödemesiz işletme sermayesi kredisi sağlanmalı. Limit; son üç yıllık ciro, ihracat kapasitesi, çalışan sayısı ve sipariş portföyüne göre belirlenmeli. Teminatı sınırlı olsa da siparişi, üretim kapasitesi ve istihdamı bulunan işletmeler dışarıda bırakılmamalı.
Finansman kaynağı: KGF kefalet kapasitesi, kamu bankalarının sektörel kredi limitleri, Merkez Bankası reeskont ve ihracat kredileri ile bütçeden ayrılacak faiz destekleri.
Takvim: Çerçeve 30 gün içinde açıklanmalı, başvurular 60 gün içinde alınmalı, ilk krediler en geç 90 gün içinde kullandırılmalı.
2. Borç yapılandırma ve erken uyarı mekanizması
Sorumlu kurumlar: BDDK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Bankalar Birliği, kamu ve özel bankalar.
Uygulanacak politika: Geçici nakit akışı sorunu yaşayan, ancak siparişi ve üretim kapasitesi bulunan işletmelerin borçları 36 aya kadar yeniden yapılandırılmalı. Uygulama yalnızca temerrüde düşen şirketlerle sınırlı tutulmamalı; finansman gideri faaliyet kârını aşan ve istihdamını koruyan işletmeler de kapsama alınmalı. Bankalar, işletmeleri kapanmadan önce tespit edecek ortak bir erken uyarı sistemi kurmalı.
Finansman kaynağı: Bankaların yeniden yapılandırma kaynakları, KGF teminatı ve gerektiğinde kamu bankaları aracılığıyla sağlanacak uzun vadeli refinansman.
Takvim: Düzenleme 60 gün içinde yürürlüğe girmeli, ilk risk taraması 90 gün içinde tamamlanmalı, uygun işletmelerin yapılandırmaları altı ay içinde sonuçlandırılmalı.
3. Enerji ve istihdam maliyetlerini azaltma paketi
Sorumlu kurumlar: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, BOTAŞ, EPDK ve İŞKUR.
Uygulanacak politika: Üretimini sürdüren tekstil işletmelerine enerji ve doğal gaz maliyetlerinde geçici destek verilmeli. İstihdamını koruyan işletmelerin işveren primlerinin belirli bir bölümü 12 ay süreyle desteklenmeli. Destekler, çalışan sayısını koruma ve kayıtlı istihdam şartına bağlanmalı.
Finansman kaynağı: Merkezi yönetim bütçesi, İşsizlik Sigortası Fonu ve ilgili kamu kurumlarının enerji destekleri için ayıracağı ödenekler.
Takvim: Paket 90 gün içinde açıklanmalı, uygulama en geç bir sonraki fatura döneminde başlamalı, program altı ayda bir değerlendirilerek gerektiğinde 12 ay uzatılmalı.
4. Yeşil dönüşüm ve verimlilik yatırım fonu
Sorumlu kurumlar: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, TÜBİTAK, İller Bankası, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Organize Sanayi Bölgesi yönetimleri.
Uygulanacak politika: Boyahanelerin su geri kazanımı, enerji verimliliği, atık ısı kullanımı, yenilenebilir enerji, temiz üretim ve emisyon azaltımı yatırımlarına hibe ve uzun vadeli kredi sağlanmalı. Aynı bölgede faaliyet gösteren işletmelerin ortak arıtma, su geri kazanım ve enerji tesisleri kurmasına öncelik verilmeli.
Finansman kaynağı: KOSGEB ve TÜBİTAK destekleri, kalkınma ajansı kaynakları, Avrupa Birliği ve uluslararası kalkınma finansmanı, yeşil dönüşüm kredileri ve organize sanayi bölgelerinin ortak yatırım bütçeleri.
Takvim: Proje çağrıları 120 gün içinde açılmalı, ilk yatırım sözleşmeleri altı ay içinde imzalanmalı, Bursa’daki ortak altyapı projeleri 24 ay içinde tamamlanmalı.
5. Katma değerli üretim ve ihracat programı
Sorumlu kurumlar: Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İhracatı Geliştirme A.Ş., KOSGEB, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve TGSD.
Uygulanacak politika: Teknik tekstil, fonksiyonel kumaş, geri dönüştürülmüş elyaf, tasarım, marka, dijital ürün pasaportu ve izlenebilirlik yatırımlarına proje bazlı destek verilmeli. KOBİ’lerin ortak tasarım, laboratuvar, test, sertifikasyon ve e-ihracat merkezlerinden yararlanması sağlanmalı.
Finansman kaynağı: Ticaret Bakanlığı ihracat destekleri, KOSGEB destekleri, Eximbank kredileri, İGE kefaletleri ve Avrupa Birliği programları.
Takvim: Öncelikli ürün ve pazar listesi 90 gün içinde hazırlanmalı, destek başvuruları altı ay içinde alınmalı, ilk ortak tasarım ve test merkezleri 12 ay içinde faaliyete geçirilmeli.
6. Nitelikli işgücünü koruma ve yeniden yetiştirme programı
Sorumlu kurumlar: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR, Millî Eğitim Bakanlığı, Bursa Uludağ Üniversitesi, meslek liseleri, meslek odaları ve sektör kuruluşları.
Uygulanacak politika: İşini kaybetme riski bulunan çalışanlara kısa çalışma, mesleki eğitim ve ücret destekleri sağlanmalı. Boya, apre, kalite kontrol, teknik tekstil, dijital üretim, bakım ve enerji verimliliği alanlarında sertifikalı eğitimler açılmalı. Usta-çırak programlarıyla deneyimli çalışanların bilgisi gençlere aktarılmalı.
Finansman kaynağı: İşsizlik Sigortası Fonu, İŞKUR mesleki eğitim bütçesi, Avrupa Birliği fonları ve işletmelerin eğitim katkıları.
Takvim: Eğitim ihtiyaç analizi 90 gün içinde tamamlanmalı, ilk kurslar altı ay içinde başlatılmalı, iki yıl içinde en az 20 bin çalışanın eğitim ve yeniden beceri kazandırma programlarından yararlanması hedeflenmeli.
7. Uygulama ve denetim kurulu
Sorumlu kurumlar: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, organize sanayi bölgeleri, TGSD, sendikalar ve ilgili kamu kurumları.
Uygulanacak politika: Her üç ayda bir toplanacak Tekstil Sektörü İzleme ve Uygulama Kurulu oluşturulmalı. Kurul; kapanan işletme sayısını, istihdamı, kredi kullanımını, enerji maliyetlerini, ihracatı ve desteklerin sonuçlarını izlemeli. Destek alan işletmelerin istihdam ve üretim taahhütleri kamuoyuna açık biçimde raporlanmalı.
Finansman kaynağı: İlgili kurumların mevcut bütçeleri ve sektör destek programları.
Takvim: Kurul 30 gün içinde oluşturulmalı, ilk sektör raporu 90 gün içinde yayımlanmalı, göstergeler her üç ayda bir güncellenerek paylaşılmalı.
Sanayici de sorumluluğunu üstlenmeli; verimliliği artırmalı, ortak yatırımları değerlendirmeli, yeni ürün ve pazarlara hazırlanmalı. Ancak bunun karşılık bulması için öngörülebilir, ölçülebilir ve denetlenebilir bir üretim ortamı şart.
────────
Raporlar hazırlandı, sorunlar tarif edildi, çözüm yolları ortaya konuldu. Artık ihtiyaç duyulan şey yeni bir toplantı değil; sorumlusu, bütçesi ve takvimi belli bir uygulama programıdır.
İlk 90 gün içinde finansman, borç yapılandırma ve istihdam destekleri başlatılmalı. Altı ay içinde yeşil dönüşüm ve eğitim programları devreye alınmalı. 12 ay içinde katma değerli üretim ve ortak altyapı yatırımlarının ilk sonuçları alınmalı.
Çünkü kaybedilen sipariş başka bir ülkeye yerleşiyor, işten ayrılan usta başka bir hayata geçiyor, kapanan fabrikanın kapısı şartlar düzeldiğinde kendiliğinden açılmıyor.
Tekstili kurtarın!
Fabrikalardaki ışıklar yanmaya devam etsin. İnsanlar işini, şehirler üretim gücünü, Türkiye ihracat kabiliyetini korusun.
Bugün üreticinin sesini duymayanlar, yarın kapanan fabrikaların sessizliğine cevap vermek zorunda kalacak.
Tekstili kurtarın ki; Ülke kurtulsun de siz de kurtulun!