SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Başkan Durmaz bile “Bursa OSB taşınmalıdır” derse…

Yazının Giriş Tarihi: 05.05.2026 10:03
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.05.2026 10:12

Yaşı yaklaşık 4.540.000.000 (milyar) yıl olarak hesaplanan dünyamız, hesaplanan toplam ömrü boyunca, son 50 yılda kirlendiği kadar kirletilmemiştir.

Fosil yakıtların sanayi, konut ve araçlarda kullanılmasının mucize olarak değerlendirilmesinden çok değil 100 yıl sonra, bugün fosil yakıtlardan nasıl kurtulacağımız üzerine bilimsel çalışmalar ve yatırımlar yapıyoruz.

Yeter ki üret, nasıl üretirsen üret!

Yeter ki tüket, nasıl tüketirsen tüket!

Devrinden...

Geri dönüşüm yatırımları, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği düzenlenen “Yeşil Sanayi ve Yeşil OSB“ zirveleri dönemine girdik.

Aynı şekilde küresel ısınma, hava ve çevre kirliliği dünyanın geleceğini tehdit ettiğinden ülkelerin öncelikli konusu haline geldi.

Ülkemiz, sıfır sanayinin olduğu ve sadece işlenmemiş tarım ve maden ihracatının yapıldığı, toplu iğne bile üretemeyen ülke metaforunun yıllarca kullanıldığı bir dönemden, çoğunluğu sanayi üretimi olan yıllık yaklaşık 270 Milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaşmıştır.

Bu ihracat rakamının büyük bir kısmı otomotiv, makine, tekstil ve işlenmiş gıda olarak Bursa'dan yapılmaktadır.

17 Şubat - 4 Mart 1923 tarihlerinde Atatürk'ün talimatı ile İzmir'de toplanan Türkiye İktisat Kongresinin en önemli kararlarının başında, devletin yavaş yavaş iktisadi görüşleri de olan bir organ haline gelmesi ve özel sektör tarafından kurulamayan teşebbüslerin, devletçe ele alınması ile dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması vurgusunun yapılmasıdır.

Birikmiş özel sektör sermayesi olmayan ülkemizde bu konuda ilk adımı devlet atmış ve Bursa'mızı sanayi üssü olarak belirlediğini, Merinos ve Gemlik Suğni İpek ve İpekiş ile başlatarak göstermiştir.

Ardından Bursa Organize Sanayi Bölgesi, 1961 yılında Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesi olarak Bursa'mızda kurulmuş olup, günümüzde de bir kaç tesis dışında dünya çevre üretim kritelerine en uygun olarak üretim yapılan ve sürekli denetlenen bir sanayi bölgesidir.

Günümüzde Bursa'da yirmi civarında, ıslah önadı ile başlayan sonradan olma ve çoğu Uluslararası kriterlere uymayan OSB olmasına rağmen, toplam sanayi alanları abartıldığı gibi çok değildir.

Bursa'da eline sazı alan sanayinin çevresel etkilerini, trafik sıkışıklığını, tarım alanlarının işgalini, hava kirliliğini, yeraltı ve akarsuların kirletilmesini ve hatta denizin kirletilmesini sorununu sanayiye bağlayıp, Bursa'da sanayileşmeye dur deme gayreti içindedir.

Esas sorunun, sanayide denetim, filtre ve arıtma sorunu, plansızlık olmasının yanı sıra ve kontrolsüz nüfus artışının tarım alanlarını zorlayarak hisseli parsel garabeti ile iskana açılmasının olduğunun ıskalanmasıdır.

Bu ön yargılı algılarla öyle bir noktaya gelindi ki; Nilüfer gibi lokasyonlarda rantsal dönüşümün” 5 kat ver 15 kat al” cazibesi ile kent trafiğinin ve araç emisyonunun yaşamı dayanılmaz seviyelere getirdiği atlanıyor ama sanayileşmek tabu ilan ediliyor.

Birileri ileride nasılsa imar affı çıkar diye kaçak köşk yapıyor ama istihdam, üretim ve katma değer yaratacak sanayileşmeye karşı makamından bir yandan ahkam keserken, öte yandan kaçak kat yapan müteahhitlerden özel getirttiği adamları ile para kesiyor.

Nilüfer’in yapsatçıları hormonlu inşaatlara ruhsat ve izin verilmiyor diye isyan ediyorlar.

Bunlara Roma’yı versen Colosseum’u yıkar site yaparlar, Pisa kulesini yıkar rezidans yaparlar. İstanbul boğazını doldurup arsaya çevirirler.

1050 konutlar tam bir kentsel dönüşüm projesi iken, yıllar sonra ranta kurban edilerek 5550 konutlara dönüştü…

Bittiğinde Mudanya’ya gitmek hayal olacak.

Ben BOSB nin Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz’ın son gelen kurulda dediği gibi açık bir meydan okuma ile katılmak istiyorum.

Bursa'nın ve ülkemizin ilk göz ağrısı ve gururu olan BOSB nin planlanan bir bölgeye taşınmasını öneriyorum.

Yüzlerce tesisin taşınması elbette ev taşımaya benzemez ama bir yerden başlamak için ilk düğmeye basmak gerekiyor.

1961 yılında Yalakçayırına kurulan BOSB, çevresinde imara açılan bölgeler ve kentsel dönüşüm hamleleri ile abluka altına alınarak personel servisleri, lojistik hizmetleri ve tedarikçiler için adeta ulaşılmaz olmuştur.

Bütün bunların yanında BOSB, ölçülen her su damlasındaki kirliliğin, alınan kötü hava ölçümünün günah keçisi ilan edilmektedir.

Kimse BOSB kurulduğunda, doğusunda İhsaniye, batısında Balat – Geçit – Bademli-, Güneyinde Özlüce – Altınşehir – 23 Nisan, Kuzeyinde Koru park – Emek – gibi yerleşim yerlerinin hatta Nilüfer diye bir ilçenin olmadığını söylemiyor.

Bugün Bursa'nın en cazip konut bölgeleri aslında BOSB ye sonradan komşu olmuştur.

Bugün, hurda metalleri potasında eritip pek de nitelikli olmayan çelik üreten haddehanenin, her türlü denetimin merkezden yapılsa da tekstil boyahanelerinin, plastik hammadde üretenlerin ve kimyasallar üreten fabrikaların, güzel sitelerin, akıllı binaların ve rezidansların arasında yeri yoktur.

Bu süreç kaçınılmazdır.

Önemli kararları almak için, geleceği görebilme yeteneği, liyakat ve cesaret gerekir.

Bursa'ya nefes aldıracak bu karara imza atanları tarih yazacaktır.

Yoksa geçen her gün Bursa biraz daha ulaşılmaz olacaktır.

Aynı şeyler doğru planlama yapılmazsa TEKNOSAB ın da başına gelecektir.

İki Önceki dönem Belediye Başkanı Recep Altepe'nin geçenlerde söylediği “ Şimdiki aklım olsaydı bütün planlar Ankara'da yapılmış olsa da Doğanbey'e izin vermezdim” sözü bir pişmanlık itirafı olmasının yanı sıra, BOSB'yi taşımalıyız diyenler için bir yol haritasıdır.

Ben de OSB başkanı Hüseyin Durmaz'ın dediği gibi BOSB taşınmalı diyorum ama slogan solcularının dediği gibi başka illere değil planlanan bölgelere taşınmalıdır.

Bursa sanayi ve tekstil kenti olmayı cumhuriyetten önce seçmiştir.

Tekstilin ve Otomotivin Bursa'da büyümesi tesadüf değil, kara tezgahlardan, karoseri atölyelerinden yetişen kadroların varlığındandır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.