Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e sosyal medya maymunlarının kirli niyet okumalarını ve beklentilerini haysiyet cellatlığı yaparak ifade etmelerinin, ardından fiziki saldırı yapılmasını şiddetle kınamaktan öte lanetliyorum.
Mustafa Bozbey Bursa’nın seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanıdır.
Baştan geriye doğru gidersek…
Tıpkı Alinur Aktaş gibi…
Tıpkı Recep Altepe gibi…
Tıpkı Hikmet Şahin gibi…
Tıpkı Erdoğan Bilenser gibi…
Tıpkı Erdem Saker gibi…
Tıpkı Teoman Özalp gibi…
Tıpkı Ekrem Barışık gibi…
…
…
Yarışta hangisine oy vermiş olursanız olun, sandıktan çıkan kişiye Bursa’nın Büyükşehir Belediye Başkanı olarak saygı duymak zorundasınız.
Belediyecilik netameli iştir ve herkesi memnun etmenin formülü yoktur.
Biz eski Bursalıların geriye yaşanacak bir Bursa bırakmaktan başka muradımız yoktur ama azınlıkta kaldık.
Yapsatçılar hormonlu site projelerine ruhsat ister.
Yer sahipleri daha fazla daire veya dükkân ister.
İkisi birden emlak değerini düşük göstererek vergisini kaçırmak ister.
Esnaf kaldırımları işgal etmek ister.
Hemşeri Dernekleri bedava arsa ve rant ister.
Halk ucuz seyahat ve ekmek ister.
İşsiz iş ister.
Üstüne de herkes kusursuz hizmet ister.
Başkanlar hizmet dönemi sonunda ya saygı ve minnetle anılır ya da görev dönemi belediye kütüğünde istatistik olarak kalır.
Mustafa Bozbey’i Büyükşehir Belediye Başkanlığına taşıyan süreç asla dönemin özelliğinden kaynaklanan tepki oyları değil, Nilüfer’de ortaya koyduğu şehircilik vizyonudur.
Eleştirirsin arar.
Hakkını teslim edersin arar.
İkisinde de ses tonu aynıdır.
Bu görüşümün bana sipariş edildiğini düşünenlere cevabım nettir.
1994 yerel seçimlerinde Türk solunun başında bulunan et beyinlilerinin kendi aralarında amip gibi bölünmeleri sonucunda Recep Tayyip Erdoğan’a İstanbul Belediye Başkanlığı kıl payı farkla adeta ikram edilmişti.
Ondan sonraki yerel seçimlerde hizmet dönemini değerlendirenler, CHP’liyim ama oyum Recep Tayyip Erdoğan’a demişlerdi.
Kaybedenlerin, seçimi kazananı sorgulamak yerine, kendisinin neden kaybettiğini sorgulaması gerekir.
Demokrasi, kendine demokrat olanların rejimi değil, hakka hukuka, adalete ve milletin sağduyusunun tecelli ettiği sandığa inananların rejimidir.
Hizmette kusuru olan siyaseten geldiği makamdan siyaseten gitmelidir.
Bursa’da son zamanlarda çok yanlış şeyler oluyor.
Niyet okuyan, adam asmaca oynayan kimi er kimi dişi birkaç ithal müptezelin sosyal medyada mikserlik yapmasından siyasi rant devşirme adına medet umanları şaşkınlıkla takip ediyorum.
Bunlar yetmez gibi Mustafa Bozbey üzerine toto oynayan birileri eklendi.
Görevden alınacak…
Başkanlıktan istifa edecek…
Başkanlıktan değil partiden istifa edecek…
Ak Parti’ye geçecek…
İstifa edecek ama bağımsız devam edecek…
Vs. Vs. Vs.
Ayıptır…
Günahtır…
Kendisine neden sormuyorsunuz?
Ben sordum.
Güldü geçti ve bizim Bursa diye bir derdimiz var. Ağzı olan konuşuyor dedi.
Emin Adanur’un zor bir süreçten geçtiğini biliyorum ama keşke kılavuzunu karga yapmasaydı diyorum.
İnsanın fıtratı zor zamanlar ile sınanır.
Ve ilk zora düşen o olmadığı gibi son kişi de o olmayacaktır.
Emin’e “Osman Amcası” olarak çok kızıyorum.
Bir gün bile bana saygıda kusur etmedi. Kendi tokadını gülle sanan bir müptezele karşı haklı olarak nefsi müdafaasını yaparken gücünü sonuna kadar kullandı.
Bir gün geldi ve daha önce hiç tanıdığım Emin’e bu iş maksadını aştı herkes dersini aldı ve artık bitmeli dedim.
Bana inandı ve ikimizde gereğini yaparak noktayı koyduk.
Bursaspor’da “Lider” olarak seçilip görev yaptığında davet etti gittim, durumu anlattım ve etrafını temizle dedim.
Hatta başkan gibi giyin dedim güldü.
Hepsinin farkındayım yakında yapacağım dedi, arabama kadar uğurladı ama yapması gerekenleri hiç yapmadı.
Son mesajımda da nefes aldıkça her zaman bir çözüm vardır, yıllardır biriktirdiğin Emin’i bir kalemde harcama dedim.
Amca olarak sana saygı ve sevgimi her zaman koruyacağım dedi.
Keşke hep öyle kalsaydı.
Bir daha hiç görüşmedik yanlış ata bindi ve çok uzaklara gitti.
Üzülerek bir X hesabı üzerinden gaza gelerek yaptığı paylaşımlarını birkaç kez okudum ve çok üzüldüm.
Hak ve adalet arayan önce kendisini yargılayacak sonra savcılığa soyunacak.
Merkezinde Bursa’nın yararı olan hiçbir görüşmemin arka yüzü olmadı canlı tanıkları olan yazmadıklarım, çoğu zaman yazdıklarımdan daha değerli oldu…
Mustafa Bozbey’i gelecek seçimlerde aday adayı olursa, partisi adaylığını onaylarsa halkın oyları ile test etmek yerine asparagas yakıştırmalarla hırpalamaya çalışmak siyaseten etik değildir.
Bu durum sadece Mustafa Bozbey için değil sandıktan çıkan herkes için geçerlidir