1889 da Osman Fevzi Efendinin Kurucu Meclis Başkanı olduğu BTSO nun yapısını ve hizmetlerini özellikle 1965 yılından sonrasının başkanlarını tanırım.
335 bin merkez nüfuslu Bursa’nın bugün elit denilen semtleri dutluk idi.
Bugünün BOSB si olan Mudanya Yolu Yalak çayırı yol boyunda duvarında TÜRLON yazan bir fabrika binası ve Aygaz Dolum Tesisleri vardı.
BTSO hizmet binası Kapalıçarşı’dan açık çarşıya geçerken solda bir binadan ibaretti.
Bursa sanayi kenti olma tercihini seçtikten sonra gelişme ve buna bağlı olarak ülkenin dört bir yanından iş gücü olarak göç almaya başladı.
Sözün özü o tercih olmasaydı bugün Bursa sanayiye doydu diyenlerin bir kısmı hala memleketlerinde otururken, bazıları da henüz doğmamış olarak portakalda vitamindi.
O zaman şirket sayısı ve BTSO üyesi az olduğundan en zengin olan BTSO Başkanı olurdu.
BTSO üzerinde çok oyunlar oynandı.
Başkanlığı ele geçirmek için “Ticaret ve Sanayi Odası” kimliğinin “Ticaret Odası” ve “Sanayi Odası” olarak ayrılması için kulis ve hamle yapanlar oldu. Başka iller örnek gösterildi ama aklıselim galip geldi ve BTSO kimliği ile bölünmeden büyümeye devam etti.
BTSO bu süreçte siyaset yapmadı ama içinden Milletvekili çıkardı.
Ali Osman Sönmez değişmeyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı olarak 15 yıl görev yaptıktan sonra Milletvekilliğine heves edip seçilince BTSO ya da siyaset girdi.
Aradaki kısa dönem Mehmet Şener ve Mutlu Uraz’ı saymazsak baba kontenjanından seçilen ve 18 yıl görev yapan Celal Sönmez dönemi başladı.
BTSO da 33 yılda yapılamayan dünyaya entegre olamama, aksiyon almama ve yeni nesil ticarete uyum sağlamayan yapısı son dönemde değişmiştir.
Son yıllarda BTSO nun üretimden aldığı güç ile Bursa’nın siyasi, idari ve bütün dinamikleri ile uyum içinde çalıştığı bir süreç olmuştur.
BTSO Öyle bir hale gelmiştir ki; İş Dünyasında Ankara ile problemi olanların da danışma ve iletişim merkezi olmuştur.
BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı bu görevi hobi gibi veya etiket gibi düşünenlerin yapacağı bir görev olmadığı gibi ortak aklı rehber edinmek yerine ben yaparım olur diyenlerin de yapacağı iş değildir.
BTSO Başkanlığı ile kulüp başkanlığını karıştırmamak lazımdır.
Bunu bile becerememenin örneğini en ağır bir şekilde Bursa ödemiştir. O zamanlarda bile yasal olmadığı için BTSO olarak değil ama BTSO Başkanı liderliğinde üyelerinin katkısı ile takımının yanında olmuştur.
Bursaspor’a reklam karşılığı destek olanları saygı ve takdir ile karşılıyorum.
Bu süreçte bütün tuşlara basmanın da doğru olmadığını düşünüyorum.
Rahmetli Alev Alatlı’nın atasözü değerindeki “Her yasal helal değildir” sözünü belgelerle değerlendirmek için henüz erken diye düşünüyorum.
Bugün BTSO 60 bin civarında aktif üyesi olan dev bir kuruluş olarak Türk İş Dünyasının en büyük ve güçlü kurumlarından biridir.
BTSO bol keseden para dağıtan, harcadıklarının hesabını vermeyen, sorumsuz bir kurum değil, harcamalarını yönetim kurulu kararı ile üyelerinin ortak yararına yapar ve bütün bu süreçler sayıştay tarafından denetlenir.
Biz Bursalılar iyi düşünürüz ama geç aksiyon almak gibi bir sorunumuz vardır.
Neresinden bakarsanız bakın dünya ciddi krizler yaşıyor.
Pandemi sonrası nefes alacağız derken, önce ekonomik sonra da savaş tamtamlarının başlattığı enerji krizi yaşanıyor.
Birlik olma zamanı yerine bölünmeyi seçmenin kimseye ve hatta Bursa’ya yararı yoktur.
Rantçıları bilmem ama Bursalı iş insanları mahalleye muhtar seçmeyeceklerini bilecek kadar basiretlidir..
Bu zorlu süreçte İbrahim Burkay’ın BTSO ya kattığı çok şey kadar, ona da Bursa’da yetişen değerli bir teknokrat kimliğini kazandırmıştır.
Aynı şekilde Özer Matlı Başkan ve Yönetimi de Bursa Ticaret Borsasına değer katmış ve üretici ile güzel köprüler kurmuştur.
Ben olmayacak duaya amin demem ama Bursa yararına olan inandığım davanın,karınca misali emekleyerek de olsa mesafe aldığımı herkes bilir.
Bir kez yalan söyleyenin mazereti olabilir ama iki kez yalan söyleyen hep yalan söyler derler.