Savaşı kaybeden komutana yargılandığı askeri mahkemede neden yenildiğini sorguladıklarında “Çok önemli 10 sorunu peş peşe yaşadım.” diyerek cevap vermiş…
Sorunların ne olduğunu birer birer anlat demişler!
“Birincisi mermimiz bitti” diye cevap verince” diğerlerini anlatmana gerek yok “deyip sorguyu bitirmişler.
Bizim ekonomimizin tepetaklak gitmesinin sebebi de savaşta merminin bitmesi gibi ekonomide üretimin durmasıdır.
Kimse kusura bakmasın ama Kemal Derviş’ten sonra ülkemizin ekonomisini yönetecek bir akıl göreve gelmedi.
Geldi sandıklarımızın hükmü de Kemal Derviş’in bıraktığı mirası tüketene kadar sürdü.
Bir dönem hükümeti IMF nin dediklerini yapmakla suçlardık, şimdi deseler de yapamayacak durumdayız.
Tedavüldeki en büyük Türk Lirası ile sadece iki saatlik park parası ödüyorsak, ekonomimiz bitmiş okeye dönüyor demektir.
Bir ekonomide bir tarım ürününün üretim maliyeti, tohum, gübre ilaç, hasat masrafları bir yana nakliye bedelinin altında ise o ürün üretilmez.
Tarım sektörüne ve lojistik ÖTV ve KDV siz motorin vermeyi bir türlü beceremedik.
İyi ama Rent A Car filolarına uygun fiyatla araç veren uygulamayı ne güzel biliyorsunuz.
Kurtuluş ihracatta diye uğrunda pazarlar bulmak için adeta kanımızı akıttık ama nas var deyip yüksek faiz düşük kur sarmalı ile borçlanmayı bitireceğiz diyenler ülkenin damarlarını tıkadı.
Bahane bulmakta üstümüze yoktur.
Yağmurun yağmaması planı programı aksatıyor.
Ertesi yıl yağmurun çok yağması yüzünden yine hedefler tutmuyor.
Sözün özü
“Bırakın ekonomiyi suyu bile idare etmeyi bilmiyoruz”
Borsamız mı?
Bir tek cümle ile yerle yeksan olacak kadar zayıf dirençli borsamızı çakalların çığlıkları yönetiyor.
Bir iki çakal borsacı nabız düşürmek için göz altına alınıyor bir süre sonra bırakılıyor.
Düzen ve düzülen sistemi aynen devam ediyor ve Borsa gibi çok önemli bir enstrüman ülkemizde “kumar“ damgası yiyor.
Halk Borsanın namusuna inandırılsa var ya!
Yastık altında ne döviz kalır ne de altın, hepsi borsaya akar.
Ama kara para, ak parayı sevmediği için çakallar tarafında istenmiyor!
Bir zamanlar kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olarak öğünürken, şimdi yapılan bütün bu yanlışları ithalat ile kapatmaya çalışan bir ekonomiye dönüştük.
Paramız bırakın dövizi, puldan bile daha az değerli oldu.
Biz de dünyanın en pahalı ülkeleri liginde zirveye oynar olduk.
Evlilik ve çocuk sahibi olmanın azalması boşanmaların artması tesadüf değil, yarına olan endişedir.
Bunu bile idrak edemiyorsunuz ve genç nüfusumuz ile öğündüğümüz yıllar bitince yapmayacaklarını bile bile 3-5 çocuk öneriyorsunuz.
Ülkemize katma değer yaratacak kalifiye işçi yerine üçüncü dünya ülkeleri gibi ucuz işçilik için çok nüfus kıyafeti giydirmeye çalışıyorsunuz.
Çevremiz ateş çemberi ve kendisini dünyanın jandarması sanan bir meczubun yarattığı savaş çocukları öldürüyor.
Kendimizi sorunlardan azade sanıyoruz ama tehlike kapıda farkında değiliz.
Bu güzelim ülkeye hep birlikte yazık ediyor “ uz “ " sunuz ”