SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bunu Okumadan Okula Kayıt Yaptırmayın!

Yazının Giriş Tarihi: 14.08.2026 12:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.08.2026 12:56

Bursa’da bir çocuğun özel okulda ilköğretime başlamasının maliyeti, bugün hiç de küçümsenecek rakamlara ulaşmış değil.

Özel okullarda yıllık eğitim ücretleri yaklaşık 146 bin TL ile 370 bin TL arasında değişirken, yerel kolejlerde yemek, servis, sportif faaliyetler, kulüp üyelikleri ve benzeri hizmetlerin de dahil olduğu paketlerle bu rakam 800 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.

Bir de okulun yönlendirdiği yerlerden alınması gereken kitap, kırtasiye ve ekipman giderlerini ekleyin. Kitapçıdan alınabilecek ürünlerin çok üzerinde bedellerle karşılaşacaksınız.

Sonuçta, ilköğretime başlayan en değerli varlığınız, evladınız ya da canınızdan aziz torununuz için özel okul bütçesi yıllık 500 bin TL ve üzerine çıkabiliyor.

Buna ulaşım, cep harçlığı ve diğer kişisel giderleri de eklediğinizde, bir çocuk için 50.000 TL gibi aylık ciddi bir bütçeyi gözden çıkarmanız gerekiyor.

Değer mi?

Elbette değer.

Çocuğumuzun iyi eğitim alması için imkânlarımızı sonuna kadar zorlarız.

Ama böyle bir bütçemiz yoksa ne yapacağız?

İşte asıl soru burada başlıyor.

Devlet okuluna mahkûm değil, sahip olmalıyız

Çocuğumuzu, eğitim kalitesi açısından pek çok özel okul kadar başarılı öğretmenlerin görev yaptığı devlet okuluna göndereceğiz.

Devlet okullarının en büyük sorunlarından biri çoğu zaman eğitimden ziyade fiziki şartlar, temizlik, sosyal faaliyetler ve bazı temel ihtiyaçların karşılanmasıdır.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın adrese dayalı yerleştirme sistemi nedeniyle çocuklarımız çoğunlukla ikamet ettiğimiz bölgedeki okula gidecek.

Daha iyi bilinen bir okula gitmesini sağlamak için adres değişikliği gibi yolları tercih edersek bu kez karşımıza servis ve yemek gibi ilave masraflar çıkacak.

Peki semt okulumuzda ne yapacağız?

Önce çocuğumuza en pahalı çantayı, en marka ayakkabıyı, en moda montu alıp onu bir moda ikonuna çevirmek yerine, okulunun ihtiyaçlarına sahip çıkmayı düşünmeliyiz.

Kayıt sırasında da velinin haklarını bilmesi gerekiyor elbette ama....

İlköğretimin ücretsiz olduğu ve velilerden zorunlu eğitim bedeli talep edilemeyeceğine ilişkin Millî Eğitim Bakanlığı ve ilgili müdürlüklerin duyurularını telefonunuza kaydedin.

Okulun temizlik ve eğitim destek malzemeleri için Okul Aile Birliği tarafından makbuz karşılığında bir katkı talep edildiğinde, bunun zorunlu bir kayıt ücreti olup olmadığını mutlaka sorun ve mevzuata uygun hareket edilmesini isteyin.

İlk öğretim anayasal haktır ve ücretsizdir sizi şikayet ederim deyin!

Demiyorum!

Devlet okulundan hiçbir şekilde destek beklememek başka, okulun gerçek ihtiyaçlarına gönüllü olarak katkıda bulunmak bambaşkadır.

Çünkü çocuğumuzun gideceği okul hepimizin okuludur.

Bütçesizlikten okullara hizmetli atanamadığı gibi 657’li sıfatını alana iş yaptırılamıyor.

Okul Aile Birlikleri veli katkıları ile sözleşmeli personel alarak bu sorunu çözmeye çalışıyorlar.

Temizlik görevlisi yetersizse, tuvaletlerin temizliği aksıyorsa, ortak alanların bakımında sorun yaşanıyorsa, öğretmenlerin ders materyali ve fotokopi ihtiyacı karşılanamıyorsa, buna seyirci kalmak yerine çözümün bir parçası olabiliriz.

Özel okula ödediğimiz bir aylık paranın yarısı ile devlet okuluna bir yıl destek olabiliriz

Özel okula ödenen yüz binlerce liranın yanında, semt okulumuz için gönüllü olarak yapacağımız makul bir yıllık katkı çok daha küçük kalabilir.

Üstelik bu katkının karşılığını sadece kendi çocuğumuz değil, okuldaki bütün çocuklar görür.

Daha temiz tuvaletler…

Daha düzenli sınıflar…

Daha iyi eğitim materyalleri…

Fotokopi ve ders destek imkânları…

Daha güzel sosyal ve sportif etkinlikler…

Bunların hepsi çocuklarımızın eğitim ortamını iyileştirir.

Bu nedenle velilere çağrım şudur:

Semt okullarımıza sahip çıkalım.

Okul Aile Birliklerine katılalım.

Bu adımlar biricik varlığınızın aileleri gerçekten katkı veremeyecek olan ilk ve en güzel arkadaşlarına da destek olmak demektir.

Destek olalım ama aynı zamanda hesaplarını da soralım ve denetleyelim.

Toplanan paranın nereye harcandığını bilelim.

Çünkü gerçek dayanışma, para vermekten ibaret değildir.

Şeffaflık, hesap verebilirlik ve çocuklarımız için ortak sorumluluk da dayanışmanın bir parçasıdır.

Daha da önemlisi…

Gerçekten hiçbir şekilde katkıda bulunamayacak durumda olan ailelerin çocuklarını da unutmayalım.

Onlar bizim çocuklarımızın ilk ve en yakın arkadaşlarıdır.

Bir çocuğun eğitimine, temizliğine, kırtasiye ihtiyacına ya da sosyal faaliyetlerine destek olmak, belki de hayatımızdaki en anlamlı hayırlardan biri olacaktır.

İşte o zaman okul sadece ders yapılan bir bina olmaktan çıkar.

Mahallenin ortak değeri olur.

Ve işte o zaman sosyal sorumluluk adı altında ortaya çıkan, kaynağı ve hesabı belli olmayan “Ahbap” gibi duygularımız sömüren toksik yapılara da ihtiyaç kalmaz.

Çünkü çocuklarımız için en büyük sosyal sorumluluk projesi, kendi mahallemizdeki okula ve o okulun bütün çocuklarına sahip çıkmaktır.

Çocuğumuzun geleceği için özel okula servet ödemek zorunda değiliz.

Devlet okullarını da kaderine terk etmek zorunda değiliz.

Çözüm; okulumuza sahip çıkmak, öğretmenimize destek olmak, veliler olarak örgütlenmek ve çocuklarımız için daha iyi eğitim ortamını hep birlikte oluşturmaktır.

Değer mi?

Kesinlikle değer.

Çünkü söz konusu olan çocuklarımızın geleceğidir

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.