1963 yılından bugüne kadar kimler geldi, kimler geçti ama bir türlü gönlümüze göre Teknik Direktöre kavuşamadık.
Kimileri bizi şampiyon yaptı ama istediğimizi yapmadı diye gönderdik.
Futbol Dünyasının en değerli futbol adamlarından biri olan Piontek geldi, bizim kalın belli, ayva göbekli “cucukları” çok koşturuyor ve yoruyor diye gönderdik.
İlk zamanlarda nöbetçi hocamız vardı. Rahmetli Muhtar Tuçaltan abimizi gönderdiğimizin cenazesini kaldırsın diye yeni hoca gelene kadar takımın başında olurdu. O rahmetli olduktan sonra kısa bir süre Hasan Bora’ya nöbet yazdık.
Aslında ilkeleri ve disiplini ile Bursa’nın en iyilerinden biri değil en iyisi olan Necmi Güzey’i hiç düşünmedik.
Son yıllarda kimlere teslim etmedik ki; Bakkal’a, Çakal’a, paramızı pul edip menajerlere peşkeş çekenlere takım teslim ettik.
Bugün kendi yarattığı borcu bile silmek için imar pazarlığı yapan Ali Ay döneminde, başa getirilen futbol gurusu değil, kefen soyucu olan Metin Korkmaz liderliğinde(!)bir yılda 5 hoca değiştirerek zırvada zirveye çıktık.
Bildiğimiz gibi Korkmaz en son olarak Adana Demirspor’u kefenledi.
Bu olan biteni film gibi izledik.
Teknik Direktör falsolarından sonra başkanlık falsoları başladı.
Dibin dibine vurduk ama yine akıllanmadık.
Bir genç adam çıktı başkanlığa adayım dedi ve önce güven dedi güven verdi. Ardından kaynak dedi, kaynak buldu. Bir yandan hayalini bile kuramadığımız şekilde borçlar ödendi, bir yandan da şampiyon olarak bir üst lige çıktık.
Biz zaten oraya yakışmıyorduk diyenler, bugün orada olan takımlara bir baksınlar. Eskiden süper ligde oynayan birçok kulüp göreceklerdir.
Bu sezon geçen sezondan on kat daha zor olan İkinci Lig’de oynuyoruz ve ne olursa olsun lideriz.
Hoca beğenmiyoruz ve yönetimi baskı altına alarak hata yapıyoruz. Yönetim de bize uyarak hata yapıyor.
Lige başladıktan sonra isimleri önemli değil, üçüncü hoca ile çalışıyoruz.
Biz her takımı yeneceğimizi, bütün maçları kazanacağımızı sanıyoruz ama futbol öyle bir oyun değil.
Bunu bile bilmiyoruz.
Her derdin bir çaresi olduğu gibi bunu da var.
Her maçtan sonra bir teknik direktör arayışına gireceğimize şunu yapalım.
Toplam 6 Teknik Direktör ile anlaşalım.
Birincisi Başkan ve yönetimin istediği teknik direktör olsun.
İkincisi futbolcuların istediği teknik direktör olsun.
Üçüncüsü Bursa spor basının istediği teknik direktör olsun.
Dördüncüsü tribünlerin istediği teknik direktör olsun.
Beşincisi takımdan nemalanma hevesinde olanların seçtiği olsun.
Altıncısı da eski futbolcuların kapı aralarında söylediği kendi isimleri olsun.
Her krizde birini kovarak, son kalanla sezonu yeni hoca aramadan bitirebiliriz.
Bu durumu yaşayarak geldiğimiz nokta üçüncü lig olduğunu unutuyoruz.
Başkanı, hocayı ve takımı rahat bırakalım derken, yönetim de yaşananlardan ders almalı ve gerekirse ki öyle görünüyor. Vakit geçirmeden güven tazeleyip tartışmalara son vermelidir.
Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde ederim diyene Bursa’da takımı paramparça eden Eski Başkan diyorlar.