SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

En Pahalı Su, Musluktan Akmayan Sudur!

Yazının Giriş Tarihi: 04.08.2026 17:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.08.2026 17:29

Türkiye'de yerel yönetimlerin yaptığı her fiyat düzenlemesi, ne yazık ki ekonomik gerçeklerden çok siyasi tartışmaların konusu oluyor. BUSKİ'nin su ve atık su tarifelerini güncellemesi de bunlardan biri. Aynı durum BURULAŞ için de geçerlidir.

Oysa meseleye sloganlarla değil, gerçeklerle bakmak gerekir.

Emek yoğun hizmet üreten kamu kuruluşlarında toplu iş sözleşmeleri sırasında sendikaların en yüksek ücreti talep etmesi doğaldır. Çalışanın hakkını savunmak sosyal devlet anlayışının gereğidir.

Ancak ödenecek her ücret artışının, her yatırımın ve her işletme maliyetinin sonunda vatandaş tarafından karşılandığını da unutmamak gerekir.

Hizmet kalitesi ile maliyet arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Evliya Çelebi yaklaşık dört yüz yıl önce "Bursa sudan ibarettir." demiştir.

Bu söz, Bursa'nın su kültürünü anlatır; su zenginliğini değil.

Gerçek şu ki Bursa, özellikle son altmış yılda hiçbir zaman su kaynakları bakımından sınırsız imkânlara sahip bir şehir olmamıştır.

1960'lı yıllarda mahalle depolarından beslenen şehirde depolar boşaldığında veya elektrik kesildiğinde musluklardan su akmazdı.

Doğancı Barajı'nın yapılması ve isale hatlarının tamamlanmasıyla Bursa düzenli ve güvenilir içme suyuna kavuştu.

Bugün bunu doğal karşılıyoruz.

Çünkü altyapı yatırımlarının en büyük talihsizliği, ancak eksik olduklarında fark edilmeleridir.

Kimse yerin altındaki kilometrelerce boruyu görmez.

Kazılan yolları, trafiği aksatan çalışmaları eleştiririz.

Ama yatırım tamamlandıktan sonra musluktan kesintisiz su aktığında bunu sıradan bir hizmet gibi kabul ederiz.

Oysa Bursa büyüyor.

Nüfus artıyor.

Yeni yerleşim alanları açılıyor.

Bir zamanlar tek banyolu evler yeterliyken bugün iki banyolu, iki tuvaletli daireler standart hâline geldi.

Kişi başına düşen su tüketimi her geçen yıl yükseliyor.

Bu tablo, BUSKİ'nin sadece eskiyen su şebekelerini yenilemesini değil, yeni yerleşim alanlarına altyapı götürmesini de zorunlu kılıyor.

Üstelik artık yalnızca içme suyu taşımak yetmiyor.

Çevreyi ve su kaynaklarını korumak için yağmur suyu ile atık suyun ayrı sistemlerde toplanması gerekiyor.

Bu da milyarlarca liralık altyapı yatırımı anlamına geliyor.

1989 yılında kurulan BUSKİ'nin temel görevi kâr etmek değildir.

Görevi; Bursa'nın içme, kullanma ve endüstri suyunu güvenli biçimde temin etmek, dağıtmak ve gelecek nesillere sağlıklı bir altyapı bırakmaktır. Bu hizmet, ancak sürdürülebilir bir mali yapıyla yürütülebilir.

Elbette BUSKİ eleştirilecektir.

İhaleler şeffaf değilse eleştirelim.

Kaynaklar israf ediliyorsa eleştirelim.

Vatandaş susuz kalıyorsa eleştirelim.

Yer altı sularını kirleten sanayi kuruluşlarına karşı yeterli mücadele edilmiyorsa eleştirelim.

Kamu kaynakları verimsiz kullanılıyorsa sonuna kadar eleştirelim.

Ancak suyun gerçek maliyetini, altyapının bedelini ve geleceğe yapılan yatırımları yok sayarak yalnızca "BUSKİ zam yaptı" demek, sorunu anlamaktan uzak bir yaklaşım olur.

Su, petrol gibi yerine konulabilecek bir kaynak değildir.

İklim değişikliğinin etkilerini her geçen yıl daha fazla hissederken, suyun kıymetini yalnızca faturaya bakarak ölçemeyiz.

Bugün birkaç liralık fiyat artışını konuşabiliriz. Ama asıl konuşmamız gereken, çocuklarımıza yeterli ve temiz su bırakıp bırakamayacağımızdır.

Çünkü unutmayalım:

En pahalı su, faturası yüksek olan değil; ihtiyaç duyduğunuz anda musluktan akmayan sudur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.