SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Fon Dolandırıcılığı ve Kurtuluşun Reçetesi

Yazının Giriş Tarihi: 06.11.2026 10:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.11.2026 11:13

Bugün kazanılmış ne varsa temelleri 70+ yaş üzerindeki çalışan ve çalıştıran insanların emekleridir.

Biz ne yangınlar gördük ama söndürdük.

Biz ne depremler gördük yine de yıkılmadık.

Zorunlu tasarruf bonoları ile devlet eliyle inek gibi sağıldık.

Bizi devlet eliyle yandaşlara dağıtılan kıt kaynak tahsisleri hayali ihracat ile vurdular.

Devlete ayar vermeye kalkan özel sektörün tekelleşerek çiçek yağı, margarin, akaryakıt krizleri ile boğuştuk.

Bankaları batırdılar, kasalarını boşalttılar bedelini biz ödedik.

Devlet televizyonlarında evini sat bankere yatır ölene kadar rahat yaşa dediler inandık.

Bankerler battı millet parasını yatırmasaydı dediler.

Ekonomiyi onlar hasta etti ve bize hep acı ilaç içirdiler.

Bazen acı ilacı çikolataya sarıp bundan sonra her şey güzel olacak dediler inanmadık ama içtik.

Bazen bu ilacı için uyuyun, uyandığınızda elinizde iki anahtar olacak dediler.

Sarışın Kadın bilim insanı dedik inandık ama o da yalan ve kendine Müslüman çıktı.

Devlet on yıllarca karşılıksız para bastı ve halkı enflasyon canavarına teslim etti.

Kemal Derviş geldiğinde Türk Halkı ilk kez gerçek bir iktisatçı ve ekonomist ile tanıştı.

Onu da siyaset, dandik solcular ve rantçılar sevmedi ama onun kurguladığı sistemle on yılda düze çıktık.

Çıktık ta ne oldu?

Borsa dünyanın en güvenli tasarruf ve ekonomi enstrümanı iken bizde hileli rulet masasına döndü.

Kumarın dini imanı ve insafı olmaz.

Borsa’ya fon virüsü bulaştırıp, halka hayatın normal akışına aykırı kazançlar vaat edildi.

Terim fonu diye literatüre giren sistem bunun en anlamlı örneği idi.

Bunun özelliği “seçilen” bir grubun oynadığı kapalı sistem kumpastı.

Balon patlayınca Seçil Erzan günah keçisi ilan edildi ama parayı amuduyla götüren oyunculara bir şey olmaması bugünlerin habercisi oldu.

Geçen hafta Cambridge Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özge Öner’i hayranlıkla dinledim.

Bir gerçek Türk bilim insanının görüş ve tespitlerinin her cümlesi ülkemize ders niteliğinde idi.

Demek ki; Cambridge Hoca olmak böyle bir şeydi..

İktisat biliminin ülkemizde doğru yorumlanmadığına tanık oldum.

Aynı müktesebatın ülkemizde devlet malı deniz yemeyen domuz olarak yorumlanması içimi acıttı.

Akademik ünvanlı popüler kimliklerin bilimden uzaklaşarak, siyasete ve kolay paraya nasıl hizmetkar oldukları fon olayında yaşayarak gördük.

Fon dolandırıcıları taammüden BİST i de katledeceklerini bal gibi biliyorlardı ama gözlerini kırpmadan bu cinayeti işleyerek vatan ihanet ettiler.

Türk tipi duayen(!) bir ekonomistin “Servet üreterek değil arsadan ve borsadan kazanılır” demesini masum bir tespit sanmıştım.

Ardından popüler ekonomist çocuklar olan Alkin’lerin ekonomist değil gelgelci olduğunu gördüm.

Üç bey ayda yatarı olmayan ceza ile çıkarız diye hesap yapan bu gelgelcilerin en ağır bedeli ödemeleri ülke geleceğinin teminatıdır.

Bakın Prof Dr. Özge Öner Hoca neler dedi

Türkiye yakın geçmişte küresel krizleri milli dayanışma ile atlatmıştı ve hatta krizler teğet geçmişti.

Ancak bugün ülkemizde ev yapımı mali bir trajedi yaşanıyor.

Yaşananlara fon krizi demek yanlıştır. Bu bir organize fon dolandırıcılığıdır.

Bu usulsüz işlemler yapılırken SPK, BBDK, İLGİLİ BAKANLIKLAR ve DENETİM KURULLARININ haberi olmaması mümkün değildir.

Bu soygunu rakamlarla ifade etmek anlamını küçüksemek olur.

Bu soygun her emekliye bir seferde verilecek olan 94.000 TL’yi hiç etmiştir.

Mehmet Şimşek’in bir iktisatçı olarak İngiltere’de bir karşılığı ve inandırıcılığı vardı ama siyaset kürsüsündeki Mehmet Şimşek’in söylemleri ile gerçekte yaşananların çelişmesi bu durumunu bitirdi.

Mehmet Şimşek, Kemal Derviş’in ikamesi olamadı.

Dövizi baskılamanın sebebi ekonomik değil siyasidir. Türk siyaset tarihinde yüksek devalüasyon yapan her zaman seçim kaybetmiştir.

Şartların gerektirdiği hamleleri yapmayarak imkanlarımızı tüketerek ayakta kalmaya çalışıyoruz ama bir memleket sürekli dişlerini sıkarak yaşayamaz.

Son cümlesi de fon dolandırıcılığı kimyamızı bozdu ancak Türkiye doğru adımlar atarak bunu aşacak güçtedir oldu.

Bursa’da fan fin foncu yok gibi davranıyoruz ama ben olmadığını sanmıyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.