SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Futbolun Muz Cumhuriyeti ve Yeşil Burun Adaları

Yazının Giriş Tarihi: 22.06.2026 12:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.06.2026 12:38

Yeşil Burun Cumhuriyeti, Atlas Okyanusu’nda, Senegal ve Moritanya açıklarında bir adalar topluluğu ülkesidir.18 ada ve adacıktan oluşan takımadaların toplam yüzölçümü 4.033 km2 olup nüfusu 500 bin civarında, GSMH ise 3 bin ABD doları civarındadır.

Yeşil Burun Adaları orta yaş bir nüfusa sahip olup, 2020 tahmini verilerine göre nüfusun %46,64'ü 0-24 yaş aralığındadır. Ülkenin sadece %5,48'i 65 yaş ve üzerindedir. 25-54 yaş aralığı %40.76 olup, bunun 115,811 erkek, 121.900 ü kadındır.

Yaklaşık 115 bin erkek nüfusunun balıkçı, memur, işçi, çiftçi, engelli, avcı, asker, polis, bekçiyi düştükten sonra yaklaşık binde 5 si futbol ile uğraşsa toplam lisanslı futbolcu sayısı 600 kişiyi bulmaz.

Yani bizim İnegöl bu ülkenin yanında hem sosyal, hem ekonomi hem de futbol cennetidir.


Yeşil Burun Adalarının 2026 Dünya Kupasına Afrika kontenjanından tombaladan katıldığını söyleyebilirsiniz.

Ama katılan ülke havuzu genişletilmese zaten biz de katılamıyorduk.

Grupları incelediğimiz zaman birçok ülke gibi Yeşil Burun Cumhuriyetinin de averaj takımı olarak rekor gol yiyerek tarihe geçeceğini düşünüyorduk.

86 Milyon + Gurbetçilerden oluşan Milli Takımımızın ise grubun favorisi olduğunu ve hatta çeyrek finali cepte gördüğümüzü haykırıyorduk.

Futbolda doğruya gidişin kelle sayısı ile ölçülmediğini çok acı bir şekilde öğrendik.

TFF’ si ile, Futbolcuları ile, Kulüpleri ile Basını ile MHK si ile, Hakemleri ile Taraftarı ile biz futbol denilen oyunun ana okulu seviyesindeyiz.

Bunu aldığımız iki yenilgi sonrasında söylemiyorum.

Kolay iki ön eleme sonrası sonra katıldığımız Dünya Kupasına fark atacağımız iki takımla maç yaparak hazırlanılmaz dedim.

Futbolcularımız bile grubu çantada keklik görüyor ve imaj peşinde koşuyordu.

Bizim hakemlerin eyyamcı olduğunu biz biliyorduk ama işimize geldiği için devam ediyorduk. FİFA bu gerçeği gördü ve tek bir hakemimize VAR da bile görev vermedi.

TFF olarak grupta takıldıktan sonra Play Out öncesi futbolculara villa vaat ettik.

Oysa Almanya 74 de Dünya Kupasını kazanınca futbolculara bonus olarak birer otomobil vermişti.

Türkiye’de şampiyon olmanın yolları bellidir.

Birilerini bağla MHK yi kafala, hakemleri ayarla rekor penaltı ile şampiyon olursun ama Avrupa’da bazen MTK, bazen Steagul Roşhu, bazen Young Boys tokadı atar gider.

Biz 22 kez yapılmış olan Dünya Kupasına 1950’ deki gidilmeyen hariç üçüncü kez katıldık yani öyle ahım şahım bir geçmişimiz olmadığı halde çakma imparatorlar, krallar icat ettik.

Bunlardan bazıları soytarı çıktı milli davayı ticaret sanarak prim pazarlığı yaptılar.

Gelelim 2026 Dünya Kupası’na Bize ve Yeşil Burun Cumhuriyetine…

İlk maçların sonuçlarına baktığımızda büyük sürprizler yaşandığını düşündük, zaman ilerledikçe, bizim maçlar dahil alınan hiçbir sonucun sürpriz olmadığını gördük.

Bugün biz son maçını oynamadan bavulunu hazırlayan en kötü dördüncü adaylarından biri olarak 2026 Dünya Kupasına veda ettik.

Yeşil Burun Adaları ve Suudi Arabistan ise Dünya Kupası sahibi iki takımın olduğu gruptan ikinci ya da en iyi üçüncü olarak çıkma şansı var.

Bu ayıp bize yetmez mi?

Hangimiz futbolun Muz Cumhuriyetiyiz?

TFF Başkanının ettiği birkaç doğru laftan biri olan “Sırtlanlar saldırmak için bekliyor ama teslim olmayacağız“ diyor ve haklıdır.

En çok saldıran da bulanık şampiyonlukların çakma imparatoru oldu.

TFF önce adalet diyerek MHK ve hakemlere adaleti öğretirse ilk düğme doğru iliklenmiş olur. Bu Dünya Kupasında yere yatanlara, penaltı yalancılarına, küfürbazlara, sahtekarlar karşı uygulanan kurallar bunun için biçilmiş kaftandır.

Hakem de insan hata yapar sözü sözlüklerden silinmelidir ve hata yapanın hakemliği infaz edilmelidir.

Gerekirse bir sezon Süper Lig yabancı hakemlerle oynanmalı ve UEFA ya hakem akredite listesi verilmemelidir.

Spor Akademilerinde hakemlik ve özellikle Futbol Hakemliği ana branş olarak konmalıdır.

Bizim çok bilmiş ahmakların Yeniköy Kasabı dediği Del Bosque, Bunak dediği Aragones, Acemi dediği Löw,, Ayyaş dediği Jesus ve kovulan diğerlerinin bizden gittikten sonra kazandıkları başarıları biz 100 yılın toplamında alamadık.

O nedenle sorun Montella değil bizim Muz Cumhuriyeti kıvamında futbol anlayışımızdadır.

Bursaspor’un da bu Dünya Kupasından alacağı bir ders vardır.

Hiçbir maç oynamadan kazanılmaz ve uzun maratonun neler getireceğini bilmeden şampiyonluk sözü vermek futbolun doğasına aykırıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.