SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

GENetiği BOZUK HABERCİLİK!

Yazının Giriş Tarihi: 13.09.2026 11:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.09.2026 14:06

BTSO seçimleri yaklaştıkça Bursa’da yeni bir sektör doğdu:

Seçim gazeteciliği…

Daha düne kadar ortada görünmeyen birtakım internet siteleri, sosyal medya hesapları, sözde haber kanalları birdenbire türedi.

Bir de ellerine bedava yapay zekâyı vermişler…

İki cümle yazıyorlar, üç ünlem koyuyorlar, kocaman puntolarla bir manşet hazırlıyorlar; sonra adına “haber” diyorlar.

Ama haber başka şeydir.

Algı başka şeydir.

Hele gazetecilik, doğru yapılmış bir haberi karalamak için manşet üretmek hiç değildir.

Son örnek, GEN TV’nin yaptığı şu paylaşım:

“Seçimin galibi sandıkta belli olur, kabulde değil!”

Ne kadar iddialı değil mi?

Altında da sorular, ünlemler, kırmızı-sarı puntolar…

“Bu söz gerçekten söylendi mi?”

“Kaynağınız nedir?”

“Cumhurbaşkanı’nın adı algı oluşturmak için mi kullanılıyor?”

İyi güzel de…

GENetiği bozuk habercilik yapmadan önce insan biraz araştırır.

Çünkü mesele, İbrahim Burkay’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu isteyip Ankara’ya koşması değildir.

Tam tersine…

Burkay’ın Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmenin siyasi anlamını okumak istiyorsanız önce görüşmenin nerede ve hangi şartlarda gerçekleştiğine bakacaksınız.

Benim dikkat çektiğim nokta tam da burada.

İbrahim Burkay’ın Sayın Cumhurbaşkanı ile görüştüğü yer ne Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’dir ne de Dolmabahçe Çalışma Ofisidir…

AK Parti Genel Merkezi’dir.

Üstelik MKYK toplantısının yapıldığı siyasi merkezin içinde gerçekleşen bir görüşmeden söz ediyoruz.

İşte bazıları fotoğrafa bakıyor.

Ben ise fotoğrafın çekildiği yere bakıyorum.

Çünkü siyasette bazen mekân, verilen mesajın yarısıdır.

TEKNOSAB gibi Bursa sanayisinin yakın tarihindeki en büyük projelerden birini ortaya koymuş, üç BTSO seçimini geride bırakmış bir isimden söz ediyoruz.

Dolayısıyla Cumhurbaşkanı ile çekilmiş bir fotoğrafı “Bakın, kabul aldı; seçim kazandı havası yaratıyor” seviyesine indirmek meseleyi anlamamaktır.

Asıl soru şudur:

Sayın Cumhurbaşkanı neden İbrahim Burkay ile görüştü?

Ve neden o görüşme tam da seçim sürecinin konuşulduğu böyle bir dönemde kamuoyunun önüne çıktı?

Gazetecilik yapacaksanız bunu sorun.

MESAJIN ADRESİ BELLİ

Bir süredir Özer Matlı cephesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakınlık vurgusu üzerinden bir siyasi destek algısı oluşturulmaya çalışılıyor.

Hatta kamuoyuna yansıyan söylemlerde “Benim kardeşim Sayın Cumhurbaşkanımızın prensi” gibi maksadını aşan ifadeler kullanılıyor.

Peki o zaman şu soruyu sormak ayıp mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İbrahim Burkay ile AK Parti Genel Merkezi’nde verdiği görüntünün siyasi anlamı nedir?

Ben söyleyeyim:

Bence burada sadece İbrahim Burkay’a değil, Bursa iş dünyasına ve özellikle bu yakınlık söylemini sürekli gündemde tutanlara da bir mesaj vardır.

Mesajı almak isteyen alır.

Almayan da;

“Seçimin galibi sandıkta belli olur!” diye manşet atar.

Elbette sandıkta belli olur.

Buna kimsenin itirazı yok.

BTSO’nun başkanını Cumhurbaşkanı değil, BTSO üyelerinin iradesi belirleyecek.

Ama aynı kişilerin aylardır siyasi yakınlık üzerinden pozisyon üretmeye çalışıp, karşı taraf Cumhurbaşkanı ile yan yana geldiğinde birdenbire:

“Siyaseti BTSO seçimlerine karıştırmayın!” demek kusura bakmayın, biraz komik oluyor.

SANDIKTAN BU KADAR EMİNSENİZ…

GEN TV paylaşımında şöyle soruyor:

“Sandıktan bu kadar eminseniz algıya neden ihtiyaç duyuyorsunuz?”

Ben de soruyu kendilerine çevireyim:

Sandık belirleyecekse siz neden bu kadar telaşlandınız?

Bir fotoğraf neden bu kadar rahatsız etti?

Cumhurbaşkanı ile İbrahim Burkay’ın görüşmesinin, anlamını sorgulamak yerine neden Siz fotoğrafı küçültmeye çalışıyorsunuz?

Bursa Ticaret Borsa Başkanı Özer Matlı’ya“ Başkanım haber servis ediyorsun ama bütün fotoğrafların okul müdürü gibi masa başında gönderiliyor. Bu çok yanlış, bir arşiv oluştursunlar ve her haberi ortam fotoğrafı ile servis etsinler” diyen kişiyim ben…

Çünkü dosttuk arayıp teşekkür etmesi yetti.

Demek ki bazen bir kare fotoğraf, sayfalarca yazıdan daha fazla şey anlatıyor.

BAK SANA NE ANLATACAĞIM!

Hayvanlar alenimin en kurnazı Tilki’dir derler ya!

Köy kahvelerinin duvarlarına Tilki Postu asarlar.

Neden bilir misin?

“Biz Türkler kurnazların hakkını teslim ederiz ama kendini kurnaz, bizi aptal yerine koyanın postunu kahve duvarına asarız” demek için!

Trump’ı montajlayıp Burkay’ın yanına koymanın anlamı gerçek bir fotoğrafı küçümsemektir.

Sizin tabancada merminiz ters dönmüş farkında değilsiniz.

Peki ekonomi dünyasında bir görevi olmayan Bilal Erdoğan ile bir fotoğraf vermek için sahalara inmenin ne alemi vardır?

Aklın sıra algı mühendisliği yapmaya kalkıyorsunuz

Özer Matlı hangi görev ve kimlikle sahaya girmiştir?

Bu fotoğrafı ajite etmedim.

Bir algı tercihidir dedim.

Ama sen ekmeğini yediğin adamı ateşe atacak hamle yapıyorsun.

Hırsın aklının önüne geçmiş çiviyi matlı tutuyor sen keserle çakmaya kalkıyorsun.

Biz eskilerin bir sözü vardır.

Güven kontrole mani değildir.

Özer Matlı size güveniyor işi teslim ediyor ama kontrol etmeyi unutuyor…

Titizliğini bilirim ucuzcu değildir.

Belki de haberi bile yok.

Sayın Necmeddin Bilal Erdoğan ağırlıklı olarak sivil toplum kuruluşlarında (STK) ve vakıflarda üst düzey yöneticilik görevleri yürütmektedir.

Vakıf ve STK Görevleri

Dünya Etnospor Konfederasyonu: Başkan İlim Yayma Vakfı: Başkan / Mütevelli Heyet Başkanı İbn Haldun Üniversitesi: Mütevelli Heyet Başkan Vekili Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV): Başkan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA): Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Okçular Vakfı: Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı: Mütevelli Heyet Üyesi Darülaceze: İdare Meclisi Üyesi İnsan ve İrfan Vakfı: Mütevelli Heyet / Kurucu Üye

YAPILAN HABERCİLİK DEĞİLDİR

BTSO seçimi gelip geçer.

Ama bu seçim uğruna Bursa’nın iş insanlarını birbirine düşürmek, dostlukları bozmak, insanları itibarsızlaştırmak için yapay zekâdan üretilmiş manşetleri “gazetecilik” diye sunmak Bursa basınına yakışmaz.

Eleştiri yapın.

Hem de en sertinden

Soru sorun.

Keskin bıçak gibi…

Haber yapın.

Ama çamurluk yapmayın

Çünkü gazetecilik, insanlara görmek istediğinizi göstermek değildir.

Olanı göstermektir.

Gerisini Bursa iş dünyasının ferasetine bırakıyorum.

Mesajı alan almıştır.

Kendi pozisyonlarınızı, jetonlu gazeteciliğinizi bize mal etmeye kalkmaya devam edeceğinizi biliyorum mahsuru yok.

Çünkü hükmü yok!

Bir de okuduğunu anlama eğitimi al!

Gizli belge dediklerin devlet kurum ve arşivlerinde var olan şeylerdir.

Yani hem helal hem yasaldır..

Çamurluğu farkındalık olarak satmaya kalkma

Sadece para saymakla bir yere gelemezsin.

Gözlerinden öperim.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.