SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Güner Ümit’in “Kızıl Baş” Şakasından(!) Deniz’e

Yazının Giriş Tarihi: 03.07.2026 22:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.07.2026 22:25

9 Ocak 1995 tarihli canlı yayında Süper Turnike adlı programında "Yoksa sen Kızılbaş mısın?" şeklinde bir gaf yapmış ve Alevilerden gelen tepkiler nedeniyle program yayından kaldırılmıştı.

Kızılbaş ifadesi Aleviler için söylenen “mum söndü” iftirasını çağrıştırdığı için Güner Ümit’e ekran infazı yapılmıştı.

Özellikle canlı yayınlarda ben her şeyi söyleyebilirim kafasıyla oluşan mikrofon şehvetinin aklın önüne geçmesinin örnekleri ve bedelleri çoktur.

Güner Ümit’i bitiren Alevi vatandaşların inanç duygularının incinmesi ve buna verdikleri bence haklı tepkidir.

1995 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Tansu Çiller, Genel Kurmay Başkanı İ. Hakkı Karadayı idi.

Recep Tayyip Erdoğan Refah Partisinden seçilen İstanbul Belediye Başkanı idi.

CHP Genel Başkanı bir ara emaneten Hikmet Çetin, kıdemlisi ise Deniz Baykal’dı.

1995 de o günü yaşayanların çoğu bugün hayatta değil, Güner Ümit ise o günden sonra minimal bir hayat yaşamaktadır. Hakkındaki son haber Zerrin Özer’in onunla ilişkisi hakkında söyledikleridir.

Demem o ki; böyle densizlikler, günün değil, dünün de meselesiydi.

Bence Deniz Göktaş isimli bir komedyenin Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmediğini söylemesinde bir sorun yoktur, ancak bu onu sevenlere saygısızlık yapma hakkını vermez.

Ama konumuz kutsal kitaplar üzerinden geyik yapma ayıbıdır.

Türkiye’de değil, dünyanın hiçbir ülkesinde kutsal kitaplar ve inançlar şakaya malzeme yapılmaz, yapılmamalıdır.

Bu ülkede GS ile FB inancı bile kavga nedeni oluyorsa herkes ne dediğini bilmelidir.

Benim ülkemde üzerinde traji komik şaka yapılacak en büyük malzeme evine açlık sınırı düzeyinde maaş giren bir ailenin yaşama tutunma çabasıdır.

O nedenle Kemal Sunal gerçeği bin yıl daha yaşayacaktır.

Levent Kırca unutulmayacaktır.

Ama bize son zamanlarda küfür, seks ve kadını aşağılayan şakalar(!) bombalandığı halde kadın derneklerinin sesi çıkmıyor.

Kadın cinayetlerinin günlük vaka haline gelmesinde, bu şakaların(!) hiç payı yok mu sanıyoruz.

Hatta bunların en ünlü ve pahalısı Bursa’ya gelse kadın ağırlıklı seyircilerle gişede izdiham olur.

Bugünlerde özellikle başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere Alevi kimlikleri ile gündeme gelen kişiler, Deniz Göktaş’ın abuk şakasını(!)masum gösterme çabasını da aşarak çakma bir kahraman yaratma sevdasına düştüler.

Bir lise çocuğu “Her şey çok güzel olacak” dediği için onu MKYK ya alan kafadan başka şey beklenmez.

Çocukta ışık varsa onu yurt dışına eğitime gönderirsin, babasından harçlık alan çocuğu MKYK ya seçmezsin.

Millet maaşını almadan kart hesabına yattığı için bankada bitiyor.

Sözde İşçi Partili vekil kızımız o işlere bakacağına Deniz’e özgürlük mitingi düzenliyor.

Kimsenin inancını ya da inançsızlığını tartışmam, Ateist’de, Deist’de kendi inancını bildiği gibi yaşasın.

Merak etmeyin!

O çocuk birkaç hafta içinde serbest kalır ve hayatına devam eder, siz de ona en güzel yerden vekillik verir abat edersiniz.

Bütün bunların yanında “ Her Cuma bir ayet sallıyorum Bakara makara” diyen kişinin, yargılanmak yerine Büyükelçi yapılmasına olan tepkimi on senedir dile getirdiğimi söylemeliyim.

Benim gibi düşünmeyenler olacaktır diye düşündüklerimi yazmazsam ben, ben olmazdım..

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.