Kıyasıya geçen BTSO seçim mücadelesinde 1 Ekim Perşembe günü bu saatlerde 17.00 de kapanacak olan sandıklardan ilk sonuçları alınacak.
Bu bir genel seçim değildir.
Belediye başkanlığı seçimi hiç değildir.
Ve hatta mahalle muhtarlığı seçimleri de değildir.
Kurumsal yapısı olan iş insanlarının çıkar ve menfaatlerini koruyan odaya kendi içlerinden seçtikleri komite ve meclis üyelerini seçtiği başkanlık seçimidir.
Bir anlamda sade vatandaşı, işçiyi, memuru, tribünleri pek ilgilendirmeyen seçimleri kan davasına çevirme çabalarını ibretle izledim.
Jetonla çalışan kalemleri hayretle takip ettim.
Sahteleri, çakmaları inanın takip etmedim iğreneceğim şeyleri görmek istemedim.
Kendini besleyenlerin tarafını tutmayanlara besleme diyenlere acıdım.
Bu süreçte tanık olmadığım hiçbir şeyi yazmadığım, kimsenin niyetini okumadığım halde tarla fareleri tarafından kemirilmeye çalışıldım, derim kalındır ısıramadılar.
Ve hatta bildiğim yaşadığım belgeli birçok şeyi etik bulmadığımdan yazmadım.
Bana abi diyen bir Aday’a bunu yapmadım.
Adaylık hakkındır ama kitabı tersten okuyorsun dedim.
Para harcayarak itibarını yerle bir ediyorsun dedim.
Ama düşme bu tuzağa, girme bu batağa dedim.
İşte o zaman ondan nemalananların hedefi oldum.
Diyeceğim o dur ki; ben yazdıklarımdan razıyım.
Seçim sonuçları belli olunca Bursa kazanmalı diyordum ama sanırım bu hayal oldu.
Bize ne oldu?
Milli maç bile izlemesini bilmeyen bir kente dönüştük. Bazıları portakalda vitaminken Milli Maçlarda Bursa Atatürk Stadının adı “Uğurlu Stat” idi.
O vitaminler zehirle büyüdü virüs oldu ve milli takımını ıslıkladı.
Bursa olarak bu şehirde yeni bir milli maçı zor izleriz.
Herkes kendi işinin dışında ne varsa onunla ilgileniyor.
BTSO seçimlerinde taraf değildim dersem kendimi inkâr etmiş olurum.
Bursa iş insanları bütün ülke hatta dünya gibi zor bir dönemden geçiyorlar ama basiretlidir ve gereğini yapacaktır.
Büyük olasılıkla da o kazanacak ve Bursa büyümeye devam edecek.
Ve ondan bir dileğim olacak
Bu suni ve Bursa’ya zerre kadar faydası olmayan süreci bitir ve ilk sen elini uzat ki; Bursa yaşanmaması gereken 90 günü unutup geleceğe daha güçlü yürüsün.
Keşke yazmasaydım diyenlere de küçük menfaatler uğruna kul hakkı yediniz sizi Allah’a havale ediyorum diyorum.