Eskiden ticari hesaplar karşılıklı teyit edilirken, cari hesap dökümünün üzerine şöyle bir not düşülürdü.
Belgeye “Hata ve nisyan müstesnadır.” damgası vurulurdu.
Bu cümle hesap pusulasındaki rakamlarda hata ve unutma olması durumunda düzeltme hakkımız var demektir.
Hayatın normal akışında hatalar yapılabilir ama keskin bir virajda yaşananları unutmak vicdana hakka ve adalete karşı ihanettir.
Bursaspor’un Ali Ay ve Yüksel Çolak yönetiminde nasıl dip yaptığını biliyoruz.
Biz sadece küme düşmedik, düşerken birçok değerimizi de kaybettik.
Yeşil Bursapor amatör lige düşürülmüş ve kapatılmıştı.
Birkaç yıl daha geriye gidersek, Bursaspor’a oyuncu yetiştiren ikinci takımı şimdiki süper lige çıkmış ve aynı ligde iki takım olmaz kuralı gereği özel bir ödül karşılığı kendini feshetmişti.
Bu bir futbol kenti olan Bursa’da Yeşil Bursa Sporun kapanmasının ne kadar vahim bir yanlış olduğuna önemli bir örnektir.
O zamanın şifreli maç canlı yayın platformu olan Digitürk’te Bursaspor TV kanalı vardı.
Karşılıklı faturalaşma vardı ama Mehmet Gerçeksi’nin çabaları ile idman sahası reklam panoları ile mahsuplaşılıyor ve kulübün kasasından personel maaşı dışında kuruş para çıkmıyordu.
O Bursaspor TV nin yarıda kalan Diyarbakırspor maçında çektiği görüntüler sayesinde maçı hükmen kazandık ve o yıl Süper Lig Şampiyonu olduk.
Ali Ay ve Yönetimi Digitürk’e aslında ödenmeyen parayı, ödeniyor algısı yaratıp BURSASPORTV yi kararttı ve kapattı. Hala kıdem tazminatını alamayan çocuklar var.

Ali Ay ve Yönetimi masraflı diye BURSASPOR BASKET e de kafayı taktı ve basketbol şubesini de kapatmak istedi.
İşte o zaman yönetimin içinden gencecik bir delikanlı çıktı.
Basketbol şubesi kapatılmasın ben yaşatmak için elimden geleni yaparım dedi.
Sezer Sezgin Bursaspor Basketbol takımının başına geçti ve hiçbir gün büyüğüne saygı, sporcusuna sevgi çizgisini aşmadı.
Ali Ay ve Yönetiminin bıraktığı mirasın bizi nerelere getirdiğini hepimiz biliyoruz.
Bursaspor’un arabalarına, tencere tavalarına, toplarına icra gelirken Bursaspor Basketbol ayrı bir kurumsal kimlik olarak Sezer Sezgin ile yoluna devam ediyordu.
Bursaspor Atatürk Stadında Manchester United ile oynarken Şampiyonlar Ligi marşı çalınırken, bir anda Ergene Veli Meşe Spor köy takımını yendiğimize sevinir olduk.

İşte o düşkün yıllarımızda tribünlerde 3- 5 bin kişiye oynarken Bursaspor Basketbol Sezer Sezgin liderliğindeki mütevazi kadrosu ile tarihimizde ilk kez bir Avrupa Kupasında Bologna’da final oynadı.
Basketbol bütçeleri yüksek olduğu gibi bonservis geliri de yoktur.
Gidiyorum diyeni tutamazsınız.
Mucize Koç Duşan Alimpijeviç i de tutamazdık.
BJK ye kaptırdık ama onunla yaşadıklarımızı ve ona olan saygımı asla yitirmedim.
Bu sene sezona iyi başlamadık.
Bursaspor güçlendi ve Basketbola bütçe ve zaman ayıracak duruma geldi.
Görev ve nöbet değişikliği normaldir ancak gideni uğurlamak varken dışlamak olmaz...
Çünkü vefaya ve vefanın camiaları büyüttüğüne inanırım.
Bursaspor’un bu tablonun mimarı olan Sezer Sezgin’e atar yapmak yerine vefa ve saygı borcu vardır.

Bu önemli ve değerli ayrıntıyı görerek Sezer Sezgin’e vefa gösteren açıklama yapan Enes Çelik Başkanımıza teşekkür ederken, görev yaptığı dönemde bir gün bile kendini öne çıkarmadan sadece sevdamın gereğini ve vazifemi yaptım diyen Sezer Sezgin Başkanıma şükranlarımı sunuyorum.
Gurur duyduğumuz tribün gücümüzü maksadın dışında kullanmanın zararını çok çektik.
Unutmayalım ki; biz Süper Ligde şampiyon olduğumuz yıl aynı zamanda Fair Play şampiyonu olduk.
Dibe inerken de en çok ceza alana takımların başında geliyorduk.