SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

MODERNİTE VE KAPİTALİZME "SÖVGÜ"

Yazının Giriş Tarihi: 09.03.2026 11:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 11:33

Kıymetli beyler, çok değerli hanımefendiler; kalemi elime almayalı hayli zaman geçti.

Bu yazma işini bir rutine oturtmayı, her hafta bir metin yazmayı bir türlü beceremedim.

Tıpkı çarkların altında ezilmeyi beceremediğim gibi.

Evet, bu yazımda sizlere çarkların altında ezilen modern insanı anlatacağım. Tam da anladığınızı umduğum gibi; moderniteye, kapitalizme, sosyal medyasına, ıvırına zıvırına bir övgü değil, apaçık bir sövgü olacak bu. Hamdolsun, mübarek Ramazan-ı Şerif’te bu yazımızla modernite edilen puta bir İbrahim gibi balta savuracağız.

“Tamam da ne oldu da moderniteye sardın?” der gibi olduğunuzu duyar gibiyim.

Velev ki demediniz, ama kalem benim elimde olduğu için ben böyle duymak istiyorum.

Memleketin en aykırı, en gözü kara şairlerinden İsmet Özel’in Mazot şiirini okurken özüme ilişen bir mısranın ardından, ufak bir depresif ataktan sonra bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

İsmet Özel, Mazot şiirinde şu mısraları adeta ciğerinden söküp hayatımıza bir paslı çivi gibi saplamış; fakat tetanos aşısı için her birimiz çoktan geç kalmışız:

“sen o baygın sevgilerin adamı değilsin.

sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde

bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir

bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin

yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir

çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin”

Evet, biz o baygın sevgilerin hiçbir vakit adamı olamayan; modern bir hayat diye sunulan kapital hapishanesinin muhabbetini etmiş adamların evlatları olarak hayatımızı sürdürüyoruz.

Kendimize, ailemize, çocuklarımıza, annemize, babamıza — aklınıza kim geliyorsa — vakit ayıramadan; sadece gözü doymak bilmeyen, bizi kendi çıkarı ve menfaati için bir çırpıda harcamaktan asla geri durmayacak adamları zengin etmekle geçiyor ömrümüz.

Bir sadaka gibi verdikleri haftada bir gün tatili de yine onları zengin edeceğimiz yeni bir haftaya hazırlanmak için zayi ediyoruz.

Müslümanca yaşamak için ben, bin demir kapıyla hesaplaşıp omuz çürütmeye Bismillah diyerek başlayacağım bir kavga için kollarımı sıvıyorum. “Kurt kuzulara şah olsa böyle taksim yapmaz” atasözünü iliklerimize kadar yaşadığımız bu devre, bu çağa binbir türlü sövgü bırakmak istiyorum.

Modernitenin kaygı ve stresle etrafımızı sardığı bu devirde, ömrümde gördüğüm en büyük devrimciye — Mekkeli bir yetime (sav) — sarılmaktan ve Allah’ın ipine sımsıkı tutunmaktan başka bir çare bulamıyorum.

Çekiç tutmuyor ellerimiz belki; İsmet Özel’in yazdığı gibi gaddar da değil.

Ama güneşle ovulmayı hak ediyor bizim de ellerimiz.

Bu yazımla birlikte içinde bulunduğumuz karanlığa hem sövüyor hem de bir mum yakıyorum.

Çarpıntısız dakikamız olmaması duasıyla…

Vesselam…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.