Bugün güne, namluların gölgesinde değil; bir fidanın nefesinde, bir çocuğun gülüşünde, bir dostun içten selamında uyanalım.
Kosta Rika’nın dünyaya armağan ettiği “Pura Vida” yalnızca iki kelimelik bir selam değildir.
Hayatı olduğu gibi kabul etmek, onu zorlamadan güzelleştirmek; sade yaşamak, iyiliği çoğaltmak, kimseye zarar vermeden ve kimsenin hayatını eksiltmeden nefes alabilmektir.
Belki de bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
Gerçek güvenlik nedir?
Daha çok silah mı, daha yüksek duvarlar mı; yoksa daha iyi eğitim, daha güçlü adalet, daha temiz bir vicdan ve birbirine güvenebilen insanlar mı?
Kosta Rika yıllar önce ordusunu değil, barışa olan inancını büyütmeyi seçti.
Çünkü gerçek savunma hattının yalnızca sınırlar değil; insanın zihni, vicdanı ve ahlâkı olduğunu hatırlattı bize.
Öyleyse biz de önce içimizdeki savaşları bitirelim.
Hırsın yerine kanaati, öfkenin yerine anlayışı, korkunun yerine umudu, tüketmenin yerine üretmeyi, betonun yerine ağacı, silahın yerine kitabı koyalım.
Çünkü insan yalnızca yaşamak için değil, insanca yaşamak için dünyadadır.
Pura Vida;
Savaşın karşısında barışı,
zulmün karşısında merhameti,
sömürünün karşısında adaleti,
umutsuzluğun karşısında umudu,
ruhsuz tüketimin karşısında hayatın kendisini savunmaktır.
Ve belki de en güzeli şudur:
Hayatı güzelleştirmek için dünyanın değişmesini beklememize gerek yok. Bazen değişim, insanın kendi kalbinde verdiği küçük bir kararla başlar.
Bugün bir gönle dokunalım.
Bir kırgınlığı onaralım.
Bir ağaca su verelim.
Bir çocuğun umudunu büyütelim.
Ve mümkünse, ardımızda biraz daha güzel bir dünya bırakalım.
Güzel yarınları yeniden kurmaya dair umutlarımızı hiç kaybetmeden; sıcak, içten, samimi, kalbe iyi gelen, huzurlu ve erdemli bir sabaha uyanalım.
PURA VIDA! ????
Neşeniz daim, gönlünüz huzurlu, yolunuz aydınlık olsun.
Hatırınız hoş, biriniz bin olsun.
Günaydın…
Gününüz hoş ve hayırlı olsun.
Var olun, aziz insanlar.